Milyon öğretmen boşta gezerken 100 binden fazla öğretmen ihtiyacı varken “TEK TİP ÖĞRETMENLİK” getirilsin diyorken hükümet ne yapıyor?
100 bin ücretli öğretmeni devlet TAŞERON mantığıyla ders ücreti karşılığı amele gibi çalıştırıyor. Bu arkadaşların yıllık izinleri, doğum izni, iş güvencesi, kıdem hakları yok. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun sağladığı hiçbir haktan yararlanamıyorlar.
Kadrolu ve sözleşmeli öğretmenler gibi aynı işi yapıyorlar ama asgari ücretten bile az para alan ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER yaşam savaşı veriyorlar.
Bunu geçici çözüm olarak gören hükümet kalıcı çözüme dönüştürdü. Bir kadrolu öğretmenin yerine 3 veya 4 ücretli öğretmenle işi götürüyor.
Ücretli öğretmenin morali bozuk. Bu motivasyonsuz durumu, iş güvencesiz çalıştırılması sebebi yüzünden öğrencilerimize yeteri kadar faydalı olamıyorlar.
Eğitimde böyle tasarruf olur mu? Eğitime yapılan yatırım ülkeye yapılan en büyük yatırımdır. Nitelikli öğretmen iyi öğrenci yetiştirerek ülke geleceğinin en iyi şekilde planlanmasını sağlayacaktır.
Ücretli öğretmenlik yedek iş gücü olmaktan çıkarılmalı. Bunlarında doğal hakkı olan kadro, insan onuruna yakışır ücreti, iş güvencesi, sosyal hakları verilerek mesleki başarı sağlanmalıdır.
Ülkeyi bir tüccar mantığı gibi yönetiyorsunuz, öğretmeni de bu mantıkla artık taşeron gibi çalıştırmayın.
Bu sistem sadece 100 bin ücretli öğretmenin değil 20 milyon öğrencinin, velilerinin ülke geleceğinin sorunudur. Bakın, 350 bin çocuk öksüz ve yetim, 25 bin çocuk devlet korumasında, 5 bin 100 çocuk cezaevinde, 45 bin çocuk evsiz barksız sokaklarda. Bunların bir çoğu okula gidemiyor, sebebi nedir?
“Geleceğimizi öğretmenlere emanet ediyoruz” öğretmenler başımızın tacıdır. Ama M.E.Bakanı Yusuf Tekin “Ucuz Öğretmeni” daha çok seviyor. 2016’da sözleşmeli öğretmenlik konarak son 5 yılda 119 bin de sözleşmeli öğretmen atandı. Bunların ücretleri 2025 yılında 23 bin 900 TL, ücretli öğretmenin geliri de 15 bin TL’yi ancak buluyor. Bu ne çelişki sonra da çıkıp “Sizler bu ülkenin geleceğini her gün yeniden kuran görünmez mimarlarsınız. “Siz güvende, huzurlu ve güçlü oldukça bu ülkenin çocukları da geleceğe güvenle yürüyor, nasıl diyorsun?
Sosyal hakları olmayan 15bin TL ile çalıştırdığın öğretmenler güvende ve huzurda olabilir mi? Böyle adalet olur mu? Adaletin dibe vurduğu yerde yangın büyür bütün kesimlere bulaşır. “Öğretmen sadece ders anlatmaz; hayata dair değerleri, sevgiyi ve insanlığı öğretirler. Bu yüzden her biri birer kahramandır.” Ama kendi hayatlarını da öğrencileri ile paylaşmak zorunda kalırlarsa? Onu için “Öğretmenler matematik problemlerini çözmek için değil; hayat problemlerini çözmek içinde buradadırlar.”
Sayın yetkililer; ülkeyi kalkındırmak istiyorsanız öğretmenlerin dertlerini öncelikle çözün ki; onlar da geleceğin mimarları olsun.
Ülkemizi emanet edeceğimiz çocuklarımızı iyi yetiştirsinler.

