OBELYA 12.09.2025
Yakup CEYLAN
Köşe Yazarı
Yakup CEYLAN
 

BEYLER ÇOCUKLARIMIZA KIYMAYIN

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde baştan arapça olan “Maarif-Mefkûre” kelimelerini bilerek ideolojik olarak kullanılmıştır. MESEM uygulamaları buna dahil. Din referanslı hayaller süsleyen “idari gelişmişlik sahibi” manevi değerleri olan, milli ve yerli devamında MEB sahip olduğu mefkure ile aklıselim, kalbi selim, zevkiselim nesiller yetiştirmek için disiplinler ötesi madde-mana, nefis-vicdan, akıl-duygu, insan-toplum, zaman-mekan dengesini gözetir.” ifadeleri ile bilimsellikten uzaklaşıp gerilemeye götürecek amaçlar vardır.  Bu modelin M.E. Temel Kanununa aykırı olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, Türk Milli Eğitimi’nin amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini Atatürk ilke ve inkılaplarıyla anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı yetiştirmektir. Türk milletinin, vatanını seven anayasaya bağlı, laik hukuk devleti Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev sorumluluklarını bilen nesiller yetiştirmektir. Durum bu iken din, ibadet, ahiret, kıyamet diyerek laiklik karşıtı, din referanslı, öteki dünya odaklı Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini 27 Mayıs 2024’ten beri kanunlara aykırı olarak, dayatarak M.E.B Yusuf Tekin uygulamaktadır. Kitapları sadeleştirme kılıfıyla içerikleri değiştirildi. İHL sayısı 1729 iken Fen lisesi sayısı 368 de kaldı. AKP iktidarı 23 yılda anayasa aykırı olarak biat edecek nesil yetiştirmeye çalışıyor. Okullarda derslere imamları sokarak sınıflara mezar, kabe maketleri kurarak çocukların duygularını istismar ederek bu ülke kalkınmaz. Din bireyseldir. Allah ile kul arasındadır. Ama bilim-fen bu ülkenin kalkınmasında en önemli eğitim öğretim dalıdır. Ha yeri gelmişken bu M.E Bakanına birde, “MESEM” (Meslek Eğitim Merkezi) çıraklık eğitimi ile daha ortaokulu ve lise çağındaki çocukları staj adı altında 400 binini şirketlere yönlendirip 4 gün işe 1 gün okula gönderen eğitimden ne beklenir? Bu çocuklar inşaattan tarıma marangozluktan, sanayiye ara ve yaz tatili olmadan 94.301 işletmede iş sağlığı ve güvenliği olmadan çalıştırılıyor. Yüzlerce çocuk buralarda çalışırken iş kazalarından ölüyor. Bir de devlet çocukların çalıştığı şirketlere öğrenci başına 6.635 TL teşvik veriyor. Zaten 15-17 yaş arasında 1 milyon çocuk resmen çalışıyor. Çocuklarını liseye, üniversiteye gönderemeyen çaresiz ailelere böylece seçenek sunan M.E.B’ lığı kendi çocuklarını yurt dışına eğitim gönderirken, yoksulların çocukları İ. Hatiplere, Mesem uygulaması ve ucuz işgücü ile fabrikalara ve inşaatlara gönderiliyor. Derhal bu MESEM uygulamasının kaldırılması gerekiyor. Öğrenciler bu durumda 2025’te (85 çocuk öldü) öğretmenleri ise dayatma ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini uygulamak zorundalar. Öğretmenler yoksulluk sınırının altında maaşla çalıştırılıyorken, bu ülkenin geleceği aydınlık olabilir mi? Çocuk işçinin ölümü olağan, öğretmenin yoksulluğu doğal değil mi? Ülke gençlerden düşünmesini, üretmesini, soru sormasını, laik eğitim almasını istiyor. Yusuf Tekin’i YÖK 24 saatliğine özel kanun çıkardı, 3 günde profesör, dördüncü günde rektör yapıldı. İstiklal Marşı’nın okullarda Arapça okunması “Kabe’de Hacılar Hu” diye ilahiler söylenmesi, çocukları oruçlu, oruçsuz diye çeteler kurulması, “Maarif’in kalbinde çocuk temasıyla” 1 ay boyunca 23 Nisan okullarda kutlanacak modeli çıkardı. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi farklı ama bu yiğidin ki tamamen farklı. “Süngü İle Her Şey Yapılır Ama Üstüne Oturulmaz.” İsmet İNÖNÜ Yaptığınız bu uygulamalarla çocuklarımıza kıymayın. Bilim ve fenden uzaklaştırmayın.
Ekleme Tarihi: 10 Nisan 2026 -Cuma
Yakup CEYLAN

BEYLER ÇOCUKLARIMIZA KIYMAYIN

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde baştan arapça olan “Maarif-Mefkûre” kelimelerini bilerek ideolojik olarak kullanılmıştır. MESEM uygulamaları buna dahil.

Din referanslı hayaller süsleyen “idari gelişmişlik sahibi” manevi değerleri olan, milli ve yerli devamında MEB sahip olduğu mefkure ile aklıselim, kalbi selim, zevkiselim nesiller yetiştirmek için disiplinler ötesi madde-mana, nefis-vicdan, akıl-duygu, insan-toplum, zaman-mekan dengesini gözetir.” ifadeleri ile bilimsellikten uzaklaşıp gerilemeye götürecek amaçlar vardır.  Bu modelin M.E. Temel Kanununa aykırı olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, Türk Milli Eğitimi’nin amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini Atatürk ilke ve inkılaplarıyla anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı yetiştirmektir. Türk milletinin, vatanını seven anayasaya bağlı, laik hukuk devleti Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev sorumluluklarını bilen nesiller yetiştirmektir. Durum bu iken din, ibadet, ahiret, kıyamet diyerek laiklik karşıtı, din referanslı, öteki dünya odaklı Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini 27 Mayıs 2024’ten beri kanunlara aykırı olarak, dayatarak M.E.B Yusuf Tekin uygulamaktadır.

Kitapları sadeleştirme kılıfıyla içerikleri değiştirildi. İHL sayısı 1729 iken Fen lisesi sayısı 368 de kaldı. AKP iktidarı 23 yılda anayasa aykırı olarak biat edecek nesil yetiştirmeye çalışıyor. Okullarda derslere imamları sokarak sınıflara mezar, kabe maketleri kurarak çocukların duygularını istismar ederek bu ülke kalkınmaz. Din bireyseldir. Allah ile kul arasındadır. Ama bilim-fen bu ülkenin kalkınmasında en önemli eğitim öğretim dalıdır.

Ha yeri gelmişken bu M.E Bakanına birde, “MESEM” (Meslek Eğitim Merkezi) çıraklık eğitimi ile daha ortaokulu ve lise çağındaki çocukları staj adı altında 400 binini şirketlere yönlendirip 4 gün işe 1 gün okula gönderen eğitimden ne beklenir?

Bu çocuklar inşaattan tarıma marangozluktan, sanayiye ara ve yaz tatili olmadan 94.301 işletmede iş sağlığı ve güvenliği olmadan çalıştırılıyor. Yüzlerce çocuk buralarda çalışırken iş kazalarından ölüyor. Bir de devlet çocukların çalıştığı şirketlere öğrenci başına 6.635 TL teşvik veriyor. Zaten 15-17 yaş arasında 1 milyon çocuk resmen çalışıyor. Çocuklarını liseye, üniversiteye gönderemeyen çaresiz ailelere böylece seçenek sunan M.E.B’ lığı kendi çocuklarını yurt dışına eğitim gönderirken, yoksulların çocukları İ. Hatiplere, Mesem uygulaması ve ucuz işgücü ile fabrikalara ve inşaatlara gönderiliyor. Derhal bu MESEM uygulamasının kaldırılması gerekiyor.

Öğrenciler bu durumda 2025’te (85 çocuk öldü) öğretmenleri ise dayatma ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini uygulamak zorundalar.

Öğretmenler yoksulluk sınırının altında maaşla çalıştırılıyorken, bu ülkenin geleceği aydınlık olabilir mi? Çocuk işçinin ölümü olağan, öğretmenin yoksulluğu doğal değil mi? Ülke gençlerden düşünmesini, üretmesini, soru sormasını, laik eğitim almasını istiyor.

Yusuf Tekin’i YÖK 24 saatliğine özel kanun çıkardı, 3 günde profesör, dördüncü günde rektör yapıldı. İstiklal Marşı’nın okullarda Arapça okunması “Kabe’de Hacılar Hu” diye ilahiler söylenmesi, çocukları oruçlu, oruçsuz diye çeteler kurulması, “Maarif’in kalbinde çocuk temasıyla” 1 ay boyunca 23 Nisan okullarda kutlanacak modeli çıkardı. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi farklı ama bu yiğidin ki tamamen farklı.

“Süngü İle Her Şey Yapılır Ama Üstüne Oturulmaz.” İsmet İNÖNÜ

Yaptığınız bu uygulamalarla çocuklarımıza kıymayın. Bilim ve fenden uzaklaştırmayın.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.