Yakup CEYLAN
Köşe Yazarı
Yakup CEYLAN
 

ŞİDDET

Karl Monnheim “Şiddet çoğu zaman bireysel bir tercih değil, toplumsal yapının anlam üretme ve gerilimleri soğutma kapasitesini yitirdiği anlarda ortaya çıkan bir patlamadır.”       Ekonomik ve sosyal eşitsizliğin derinleştiği aile, eğitim ve sosyal destek sistemlerinin zayıfladığı, şiddetin gündelik yaşamda normalleştiği toplumlarda çocuklar hem şiddetin taşıyıcısı hem de en kırılgan hedefi haline gelir.         ŞİDDET: Bireyin fiziksel, cinsel psikolojik veya ekonomik yönden zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren fiziksel, cinsel, psikolojik sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır. Ülkemizde TÜİK anketine göre %74.1 asayişten memnun “kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun, kusur örtmeyi marifet edin kendine, işte o zaman kusursuz olursun.” Mevlana          Bir ülkede kadın ve çocuklar şiddet görüyorsa, öldürülüyorsa o ülkenin geleceği de ölüyor demektir. kusurları, hataları düzeltme yolu bulalım. Kadına yönelik aile içi şiddet, tüm toplumlarda sık görülen ve cinayet eşitsizliğinin ilişkilere yansıması şeklinde ortaya çıkan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Toplumsal şiddet çoğu zaman görünür iken aile içi şiddet gizli kalır. “Özel hayat” denilerek geçiştirilir. Aile içi şiddet kadın ve çocuklara yöneliktir. Biyolojik, psikolojik, sosyal nedenleri vardır. Bu şiddetler fiziksel, duygusal, ekonomik çocuğun ihmal ve istismarı olarak gerçekleşir. Bunlara rağmen ülke insanının %53.3’ü mutlu imiş. Her gün  cinayetler, soygunlar, hırsızlıklar gırla giderken. Adalet ve yargı memnuniyeti %60.5 imiş okullarda da hem öğrencilere, öğrencilerin birbirine, ailelerin öğretmenlere karşı şiddete başvurdukları gözlenmektedir. Önceden “Eti senin kemiği benim” diyerek öğretmene teslim edilen öğrenci bu anlayış değişmiş suçu varsa uyarılsın veya ailesine bildirilsin şekline dönüşmüştür. Böyle şiddet olaylarının nedenleri; TOPLUMSAL STRES VE BASKI, AİLE İÇİ ŞİDDET VE TRAVMALAR, MEDYA VE DİJİTAL ETKİLER, PSİKOLOJİK SORUNLAR olarak sıralanırken sonuçları bireylerde kısa ve uzun vadeli etkiler bırakır. Toplumda şiddetle mücadele etmenin en etkili yolu, eğitim ve farkındalık çalışmalarını artırmaktır. Halkımızın %69.4 Sağlık hizmetlerinden memnun.      Okullarda müfredat kalınlaştıkça, çocuklar inceliyor saatler uzadıkça merak azalıyor, başarı hedefleri büyüdükçe öğrencinin dünyası daralıyor okullarda yazıda “ÇİZGİLER, KAZANIMLAR HEDEF DAVRANIŞLAR VAR. ÇOCUKLAR KAYBOLUYOR”  Şiddete uğruyor, birbirilerine şiddet uyguluyor sınav puanları, başarı puanları, saatler müfredat başlıkları var öğrenci neden yok? ÖĞRENCİLERE; PSİKOLOJİK DESTEK VERİLMELİ, DERS SÜRELERİ KISALTILMALI, DAHA NİTELİKLİ DÜŞÜNMEYE ALAN AÇAN BİR YAPI KURULMALI, KÜLTÜR VE SPORA AĞIRLIK VERİLMELİ ÖĞRETMEN GÜÇLENDİRİLMELİ, BAŞARI TANIMI DEĞİŞMELİ, BAŞARI SADECE SINAV KAZANMAK DEĞİL, KENDİNİ İFADE EDEBİLEN, SORU SORAN, YANLIŞ YAPMAKTAN KORKAMAYAN ÖĞRENCİ BAŞARILI SAYILMALI. Eğitim dinamik bir süreç olarak toplumsal yaşamı soran yanlışları eğitimle çözen, öğrencisine, öğretmenine önem veren velilerle işbirliği içinde şiddet önlenmelidir. Mevlana’nın bir sözü ile yazımı bitirelim “ HAYAT BİR NEFESTİR, ALDIĞIN KADAR… HAYAT BİR KAFESTİR KALDIĞIN KADAR… HAYAT BİR HEVESTİR DALDIĞIN KADAR…”                              “SAĞLIKLI TOPLUM SEVGİ İLE KURULUR, ADALETLE YAŞAR!”
Ekleme Tarihi: 04 Temmuz 2026 -Cumartesi
Yakup CEYLAN

ŞİDDET

Karl Monnheim “Şiddet çoğu zaman bireysel bir tercih değil, toplumsal yapının anlam üretme ve gerilimleri soğutma kapasitesini yitirdiği anlarda ortaya çıkan bir patlamadır.”       Ekonomik ve sosyal eşitsizliğin derinleştiği aile, eğitim ve sosyal destek sistemlerinin zayıfladığı, şiddetin gündelik yaşamda normalleştiği toplumlarda çocuklar hem şiddetin taşıyıcısı hem de en kırılgan hedefi haline gelir.

        ŞİDDET: Bireyin fiziksel, cinsel psikolojik veya ekonomik yönden zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren fiziksel, cinsel, psikolojik sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır. Ülkemizde TÜİK anketine göre %74.1 asayişten memnun “kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun, kusur örtmeyi marifet edin kendine, işte o zaman kusursuz olursun.” Mevlana

         Bir ülkede kadın ve çocuklar şiddet görüyorsa, öldürülüyorsa o ülkenin geleceği de ölüyor demektir. kusurları, hataları düzeltme yolu bulalım.

Kadına yönelik aile içi şiddet, tüm toplumlarda sık görülen ve cinayet eşitsizliğinin ilişkilere yansıması şeklinde ortaya çıkan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Toplumsal şiddet çoğu zaman görünür iken aile içi şiddet gizli kalır. “Özel hayat” denilerek geçiştirilir. Aile içi şiddet kadın ve çocuklara yöneliktir. Biyolojik, psikolojik, sosyal nedenleri vardır. Bu şiddetler fiziksel, duygusal, ekonomik çocuğun ihmal ve istismarı olarak gerçekleşir. Bunlara rağmen ülke insanının %53.3’ü mutlu imiş. Her gün  cinayetler, soygunlar, hırsızlıklar gırla giderken. Adalet ve yargı memnuniyeti %60.5 imiş okullarda da hem öğrencilere, öğrencilerin birbirine, ailelerin öğretmenlere karşı şiddete başvurdukları gözlenmektedir. Önceden “Eti senin kemiği benim” diyerek öğretmene teslim edilen öğrenci bu anlayış değişmiş suçu varsa uyarılsın veya ailesine bildirilsin şekline dönüşmüştür. Böyle şiddet olaylarının nedenleri; TOPLUMSAL STRES VE BASKI, AİLE İÇİ ŞİDDET VE TRAVMALAR, MEDYA VE DİJİTAL ETKİLER, PSİKOLOJİK SORUNLAR olarak sıralanırken sonuçları bireylerde kısa ve uzun vadeli etkiler bırakır. Toplumda şiddetle mücadele etmenin en etkili yolu, eğitim ve farkındalık çalışmalarını artırmaktır. Halkımızın %69.4 Sağlık hizmetlerinden memnun.

     Okullarda müfredat kalınlaştıkça, çocuklar inceliyor saatler uzadıkça merak azalıyor, başarı hedefleri büyüdükçe öğrencinin dünyası daralıyor okullarda yazıda “ÇİZGİLER, KAZANIMLAR HEDEF DAVRANIŞLAR VAR. ÇOCUKLAR KAYBOLUYOR”  Şiddete uğruyor, birbirilerine şiddet uyguluyor sınav puanları, başarı puanları, saatler müfredat başlıkları var öğrenci neden yok?

ÖĞRENCİLERE; PSİKOLOJİK DESTEK VERİLMELİ, DERS SÜRELERİ KISALTILMALI, DAHA NİTELİKLİ DÜŞÜNMEYE ALAN AÇAN BİR YAPI KURULMALI, KÜLTÜR VE SPORA AĞIRLIK VERİLMELİ ÖĞRETMEN GÜÇLENDİRİLMELİ, BAŞARI TANIMI DEĞİŞMELİ, BAŞARI SADECE SINAV KAZANMAK DEĞİL, KENDİNİ İFADE EDEBİLEN, SORU SORAN, YANLIŞ YAPMAKTAN KORKAMAYAN ÖĞRENCİ BAŞARILI SAYILMALI. Eğitim dinamik bir süreç olarak toplumsal yaşamı soran yanlışları eğitimle çözen, öğrencisine, öğretmenine önem veren velilerle işbirliği içinde şiddet önlenmelidir. Mevlana’nın bir sözü ile yazımı bitirelim “ HAYAT BİR NEFESTİR, ALDIĞIN KADAR… HAYAT BİR KAFESTİR KALDIĞIN KADAR… HAYAT BİR HEVESTİR DALDIĞIN KADAR…”

                             “SAĞLIKLI TOPLUM SEVGİ İLE KURULUR, ADALETLE YAŞAR!”

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.