“Siyasilerin iltifatına, kışın güneşine, kadının işvesine güven olmaz”
İşte AKP’nin Öğretmen olmayan M.E.Bakanları
- Erkan Mumcu; Hukuk mezunu 2002 yılında Milli Eğitim Bakanı oldu. Üniversitelerin yapısı ve işleyişini piyasa koşullarına uydurmak için tartışmaya açtı.
- Hüseyin Çelik; Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. Öğretmen atamalarında eş durumunun kaldırılması, öğretmenleri LAPTOP sahibi yapma kampanyası, ders kitaplarının ücretsiz dağıtılmasını, yeni açılan kadrolara (10.000) kişi yandaşlarının atamasını yaptı.
- Nimet Çubukçu; Hukuk Mezunu (2009-2011) Görevde yükselme sınavı girmeden şube müdürlerinin atamasını (Bakan emriyle atamayı) yaptı.
- Ömer Dinçer: Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu. 2011 M.E.B oldu. 4+4+4 sistemini getirdi. M.E Müdürlükleri yöneticileri ve müfettişlerine rotasyon getirdi. Kayıt döneminde okula gönüllü bağışları için okul müdürlerine soruşturma açtı. Bayramların stadyumlarda öncelikle 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı’nın kutlanmasını yasakladı.
- Nabi Avcı; İletişim mezunu. Öğrenci Andını kaldırdı.
- İsmet Yılmaz; Hukukçu. Okullara mescit zorunluluğunu getirdi.
- Ziya Selçuk; Eğitim Bilimleri Fakültesi Mezunu Özel Okul Sahibi. Yasaya rağmen Andımızı okullarda okutmadı.
- Mahmut Özer; İstanbul Teknik Üniversitesi Mezunu, Mühendis. Mescit zorunluluğunu, Ana Okullarına şart koştu.
Tüm M.E. Bakanlarındaki Atatürk karşıtlığı var , bu yerde çağdaş, sağlıklı bir eğitim yapılabilir mi? 9 M.E. Bakanı ve YÖK Başkanı değişti. Her gelen müfredatı değiştirdi,
- Yusuf Tekin: Siyasal Mezunu. Okulların eğitimini dinselleştirme çalışmaları, cemaatlerle anlaşma, okullarda imamların derslere girmesi, 1 ve 2. Sınıflara karne yerine “Gelişim Raporu” belgesi vererek Atatürk resimli ve Gençliğe Hitabe’li karneleri verdirmedi. Hala öğretmenlerin isteklerine karşı uygulamalar (Mülakat – Öğretmen Akademisi) devam ediyor. Yaz okulları adı altında okulları kuran kurslarına çevirdi,
Eğitim-Öğretimle yakından alakası olmayan AKP’nin Milli Eğitim Bakanları ile hangi yolda yürünebilir. “Yolculukta önemli olan varılacak yer değil yolculuğun kendisidir.”
Türkiye’de 75 bin okul var. Öğretmen sayısı 2024-25 yılında 1milyon 187bin 409’dur. Köy okullarının çoğu kapatıldı. Öğrenci sayımız 20 milyona yaklaştı.
Köy Enstitüleri 1948 yılından itibaren en iyi eğitim – öğretim yaparak 17.342 öğretmen, 8756 Eğitmen, 7300 Sağlık Memuru mezun etti. 27 Ocak 1954’te kapatıldı.
Toprak Ağası Milletvekili Reşat Şemsettin Sirer, Hasan Ali Yücel’in “Bu okullar neden kapatıldı?” Sorusuna yanıtı ”Ben üçü, beşi bilmem. Bindiğim eşek benden akıllı olmayacak. Olursa düşürür. Okuyan köylüde zapt olunmaz!” demişti. Böyle vekiller, böyle bakanlar olursa ülke nasıl kalkınacak, üretim yapacak. Şimdi köylü köyden kaçtı, üretim yok. Tüketim mekanları (AVM) ‘ler çoğaldı.
Atatürk, “okul genç dimağlara, insanlığa hürmeti, millet ve muhabbeti, şerefi, istiklali öğretir.” Bunları öğrenmeyelim mi?
Eğitim bir ülkenin geleceği, hayat kaynağıdır.
