Yakup CEYLAN
Köşe Yazarı
Yakup CEYLAN
 

GERÇEKLER ACIDIR

Gerçekler acıdır; Hayatın acımasız olduğunu vurgular. Doğru sözü söyleyen eksikleri, yanlışları, yolsuzlukları bütün çıplaklığıyla ortaya koyan, eleştiren kişilerdir. Bu kişiler SIDDIK’tır. Özü sözü birdir, yalan söylemez, davranışları ile gerçekleştirendir. Tevbe Suresi 119 ayet: Doğrularla (Sıddıklarla) beraber olun buyurmaktadır. GERÇEK: El ile tutulup, göz ile görülecek biçimde var olan, varlığı yadsınamayan bir durum, bir nesne, bir nitelik olarak var olandır. Yaşantımıza bakıyoruz karşılaştığımız olaylar yüzümüze şamar gibi vuruyor. Başımızın belası enflasyon bir türlü düşmüyor. Daha yılın altıncı ayında maliye bakanlığının öngörüleri tutmadı, hemen yükselttiler. Pazardaki bunların açıkladığının en az iki katı. Bunun nedenlerini kuraklıklara, yağışlara, iklim koşullarına bağlayıp işin içinden çıkmak istiyorlar. Asıl gerçekler; Köyden şehre göç, köyler boşaldı. Üretim azaldı. Hükümet ne yapıyor. İthalata yöneliyor. Et başta olmak üzere buğday ve samana kadar döviz ödeyip dışardan alıyor. Esas çözüm köylüyü köyünde tutarak üretime yöneltmek, üreticiyi desteklemektir.  Yoksa kalkınmak isteyen üretim yapar. Tüketim isteyenler AVM (Alışveriş Merkezleri) açtırarak bizim fakirleşmemize öncülük eder. Yine eğitimde köy enstitüleri gibi bir model bularak “İŞ İÇİNDE EĞİTİM ve ÜRETİMDİR.”  Burada köylüler için EBE, DEMİRCİ, ARICI, MODERN ÇİFTÇİLİK ve köylüye her yönden yardımcı olan sağlık memuru ve öğretmen yetiştiriliyordu. Bu modele uygun Milli Eğitim politikaları geliştirilmelidir. Ezberci eğitimi bırakmalıyız. Gerçek; Var olan her şey” bilimde, dinde, düşünceden bağımsız olarak zamanda ve mekânda yer kaplayan her şeydir. Otoyollarının, köprülerin özelleştirilmesi, Belediyelere kayyum atanması, başkanların tutuklanması, mahkemelerin uzaması ile tutukluluğun sürelerinin belirsizliği, AVM’lerin her gün etiket değiştirerek ZAM yapmaları, kadınların öldürülmesi, açlık ve sefaletin çoğalması, 2002 yılında 7 milyon olan yoksul sayısının bugünlerde 20 milyonu geçmesi, ormanlarımızın, zeytinliklerimizin maden uğruna yok edilişi hepsi gerçek değil mi? “Gerçeğin en büyük dostu zaman, en büyük düşmanı tarafgirlik ve en sadık arkadaşı da alçak gönüllülüktür.” Halbuki yalanın dostu, gerçeğinde düşmanı çoktur.” Japonların şu sözü “Yalan atla gider gerçek yürür; fakat yine de tam zamanında yetişir” der. Gerçekler he zaman ortaya çıkar. Biz gerçekleri öğrenip analizini yaparak doğru hissettiklerimizi yapalım. SAĞLIKTA; Şehir Hastanelerine beş para ödemeyecektik. Yollar ve köprülerle bunların borçlarının faizlerini ödemeye yetişemiyoruz. Kamu ihaleleri 23 yılda 206 kez değişti. Müteahhitler servetine servet kattı. Eğitim sistemi 18 kez değişti. Sağlık hizmetleri %30 özel sektöre devredilip paralı hale getirildi. Memur, işçi, emekli, esnaf, çiftçi yoksulluk altında yaşamaya mahkum edildi. Bu gerçekleri söylemekte, yaşamakta insana acı veriyor. Daha neler göreceğiz. “Allah kimseyi yanlışı savunacak kadar cahil, doğruyu inkar edecek kadar da nankör yapmasın…!” CHP’nin başına gelenler (MUTLAK BUTLAN İHRAÇLAR 74 il Başkanı ve Milletvekillerinin disiplini verilişi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel kurul yapmayışı, kaos yaşamalar) Yeni Parti veya kurulmuş bir partiye katılma çalışmaları, Cumhurbaşkanının yeninden aday olma düşünceleri bizleri gerçeklerle yüzleşmeye getirdi. Bekleyip göreceğiz. Zaman problemleri çözecek mi?
Ekleme Tarihi: 19 Haziran 2026 -Cuma
Yakup CEYLAN

GERÇEKLER ACIDIR

Gerçekler acıdır; Hayatın acımasız olduğunu vurgular. Doğru sözü söyleyen eksikleri, yanlışları, yolsuzlukları bütün çıplaklığıyla ortaya koyan, eleştiren kişilerdir. Bu kişiler SIDDIK’tır. Özü sözü birdir, yalan söylemez, davranışları ile gerçekleştirendir.

Tevbe Suresi 119 ayet: Doğrularla (Sıddıklarla) beraber olun buyurmaktadır.

GERÇEK: El ile tutulup, göz ile görülecek biçimde var olan, varlığı yadsınamayan bir durum, bir nesne, bir nitelik olarak var olandır. Yaşantımıza bakıyoruz karşılaştığımız olaylar yüzümüze şamar gibi vuruyor.

Başımızın belası enflasyon bir türlü düşmüyor. Daha yılın altıncı ayında maliye bakanlığının öngörüleri tutmadı, hemen yükselttiler. Pazardaki bunların açıkladığının en az iki katı. Bunun nedenlerini kuraklıklara, yağışlara, iklim koşullarına bağlayıp işin içinden çıkmak istiyorlar. Asıl gerçekler; Köyden şehre göç, köyler boşaldı. Üretim azaldı. Hükümet ne yapıyor. İthalata yöneliyor. Et başta olmak üzere buğday ve samana kadar döviz ödeyip dışardan alıyor. Esas çözüm köylüyü köyünde tutarak üretime yöneltmek, üreticiyi desteklemektir.  Yoksa kalkınmak isteyen üretim yapar. Tüketim isteyenler AVM (Alışveriş Merkezleri) açtırarak bizim fakirleşmemize öncülük eder.

Yine eğitimde köy enstitüleri gibi bir model bularak “İŞ İÇİNDE EĞİTİM ve ÜRETİMDİR.”  Burada köylüler için EBE, DEMİRCİ, ARICI, MODERN ÇİFTÇİLİK ve köylüye her yönden yardımcı olan sağlık memuru ve öğretmen yetiştiriliyordu. Bu modele uygun Milli Eğitim politikaları geliştirilmelidir. Ezberci eğitimi bırakmalıyız. Gerçek; Var olan her şey” bilimde, dinde, düşünceden bağımsız olarak zamanda ve mekânda yer kaplayan her şeydir.

Otoyollarının, köprülerin özelleştirilmesi, Belediyelere kayyum atanması, başkanların tutuklanması, mahkemelerin uzaması ile tutukluluğun sürelerinin belirsizliği, AVM’lerin her gün etiket değiştirerek ZAM yapmaları, kadınların öldürülmesi, açlık ve sefaletin çoğalması, 2002 yılında 7 milyon olan yoksul sayısının bugünlerde 20 milyonu geçmesi, ormanlarımızın, zeytinliklerimizin maden uğruna yok edilişi hepsi gerçek değil mi?

“Gerçeğin en büyük dostu zaman, en büyük düşmanı tarafgirlik ve en sadık arkadaşı da alçak gönüllülüktür.” Halbuki yalanın dostu, gerçeğinde düşmanı çoktur.” Japonların şu sözü “Yalan atla gider gerçek yürür; fakat yine de tam zamanında yetişir” der. Gerçekler he zaman ortaya çıkar. Biz gerçekleri öğrenip analizini yaparak doğru hissettiklerimizi yapalım.

SAĞLIKTA; Şehir Hastanelerine beş para ödemeyecektik. Yollar ve köprülerle bunların borçlarının faizlerini ödemeye yetişemiyoruz. Kamu ihaleleri 23 yılda 206 kez değişti. Müteahhitler servetine servet kattı.

Eğitim sistemi 18 kez değişti. Sağlık hizmetleri %30 özel sektöre devredilip paralı hale getirildi. Memur, işçi, emekli, esnaf, çiftçi yoksulluk altında yaşamaya mahkum edildi. Bu gerçekleri söylemekte, yaşamakta insana acı veriyor. Daha neler göreceğiz. “Allah kimseyi yanlışı savunacak kadar cahil, doğruyu inkar edecek kadar da nankör yapmasın…!”

CHP’nin başına gelenler (MUTLAK BUTLAN İHRAÇLAR 74 il Başkanı ve Milletvekillerinin disiplini verilişi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel kurul yapmayışı, kaos yaşamalar)

Yeni Parti veya kurulmuş bir partiye katılma çalışmaları, Cumhurbaşkanının yeninden aday olma düşünceleri bizleri gerçeklerle yüzleşmeye getirdi. Bekleyip göreceğiz. Zaman problemleri çözecek mi?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.