“Beni ilk kez aldattığında sana, ikinci kez aldattığında bana yazıklar olsun.”
Çünkü gençlerle birlikte bütün halkı mı aldatıyor. Gençler geleceğimiz di hani?
19 Mayıs’ta, 29 Ekim’de, 23 Nisan’da çok güzel olaylar olmasına rağmen güncel sıkıntılardan dolayı bayramlarımızı ağız tadıyla kutlayamıyoruz.
Öğrenciler MESEM uygulaması yüzünden iş kazalarında ölüyor. Çocuk işçiliğine, ölümlerine, sömürülmelerine, neden okulda değil de inşaatlarda, diyenler tutuklanıyor.
Bu ülke gençlerin ölmesini mi, yoksa üretmesini mi? ezberci olup onların verdiklerini ezberlemesini mi, sorgulamasını mı? Okuyup milletine yararlı olmasını mı? yoksa okul dışı kalıp mafyaların elinde oyuncak olmasını mı? istiyorsunuz?
Ekonomi, işsizlik, enflasyon bozuldukça gençler de bozuluyor, aldatılıyor, kandırılıyor.
“Benim memurum işini bilir” diyen siyasetçi düzgün görev yapana “Enayi misin” deniyorsa Adalet, huzur bozulur.
Süleyman Demirel “Enflasyon sadece pahalılık olayı değildir. Ahlakı bozar, borcu olan borcunu ödemez, alacağı olan alacağını alamaz, hırsızlıktan, soygundan fuhuşa kadar hemen, hemen bütün yolları açar. Toplumun içini bozan bir olaydır.” der.
Okullarda öğrencilere bir öğlen yemeği verilmiyor. Çocuklar aç, yüzleri soluk ve çok sinirliler. Bununla birlikte 50 milyon insan açlık sınırın altında yaşıyor. Ülke kokuşuyor. Eşitsiz, cezasızlık, doyumsuzluk suç yaratıyor.
Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da olan olaylar çocuklarımızın okumakla değil nelerle meşgul olduklarının bir göstergesidir. Dindar nesil yetiştireceğiz diye katiller mi yetiştirdik? Mersin’de de olaylar çabuk fark edilip önlenmesi önemlidir. Okullarımıza ne olur girişlerde güvenlik tedbirleri alalım. Bir daha böyle üzücü olaylar yaşamayalım.
Milli bayramlar bu milleti oluşturan bireylerin birlik, beraberlik, dayanışma günleridir. Bu günleri anımsatan Atatürk “Türk milleti, milli birlik ve beraberlikle bütün günleri yenmiştir. 23 Nisan 1920’de TBMM’ni açarak genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atmıştır. 23 Nisan sadece bir bayram değil çocuklara duyulan güvenin, sevginin ve umudun adıdır. Ne olur çocuklarımızın umutlarını, hayallerini yok etmeyelim. 23 Nisan 1920, milletimizin bağımsızlık ve egemenlik yolunda attığı en önemli adımdır. Bugün geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın, yarınlarımızı şekillendirecek geleceğe umutla bakmamızın nedeni olacakları günlerdir.
Bayramlarımızı 30 kez erteleyen bu iktidar acaba bu bayramları kutlatabilecek mi?
Dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek bayramdır. Bugünde egemenliğin ve demokrasinin önemini benimseyelim.
1921’den itibaren Milli Bayram olarak anılan bu özel gün 23 Nisan 1929 tarihinden itibaren ise “ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI” olarak kutlanmaktadır.
Atatürk: “Bütün cihan bilmelidir ki; artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da milli egemenliktir. Yani bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.” “Özgürlüğünde adaletinde, eşitliğinde dayanağı ULUSAL EGEMENLİKTİR.”
Ve yine Atatürk: “Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı, bir bahtının aydınlığısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunu düşünerek ona göre çalışınız.” demiştir.
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN !...

