AMASYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ TEMEL EĞİTİM BÖLÜMÜ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI ‘’TOPLUMA HİZMET ‘’ DERSİ KAPSAMINDA ÖĞR. GÖREVLİSİ TUNCAY DEMİRTAŞ REHBERLİĞİNDE HAZIRLANMIŞTIR.
(NESLİHAN BİLGİLİ)
Bir çocuğun dili nasıl öğrendiğini hiç düşündünüz mü; aslında çoğu çocuk, kendisine açıkça öğretilmeden, çevresinde duyduğu kelimeler arasındaki tekrarları ve örüntüleri fark ederek dili çözer ve bu doğal süreç onların dünyayı anlamlandırmasının temelini oluşturur, ancak her çocuk için bu süreç aynı kolaylıkta ilerlemez çünkü bazı çocuklar bu “görünmeyen öğrenme” mekanizmasında zorlanabilir ve bu durum dil gelişiminden okuma-yazmaya kadar pek çok alanda kendini gösterebilir; araştırmalar özellikle gelişimsel dil bozukluğu ve disleksi yaşayan çocukların yaşıtlarına göre bu tür örtük öğrenme süreçlerinde daha fazla güçlük yaşadığını, buna karşın otizm spektrumundaki çocukların her zaman öğrenme sorunu yaşamasa da bilgiyi farklı şekillerde işleyebildiğini ortaya koymaktadır, yani burada mesele çoğu zaman öğrenememek değil, farklı öğrenmektir; Türkiye’de yapılan çalışmalar da dikkat çekici bir gerçeği gözler önüne seriyor çünkü öğrenme güçlükleri çoğunlukla ilkokul döneminde fark edilse de belirtiler aslında çok daha erken yaşlarda ortaya çıkabiliyor, örneğin çocuğun kelimeleri geç öğrenmesi, yönergeleri takip etmekte zorlanması, harfleri karıştırması ya da sayılarla ilgili güçlük yaşaması erken işaretler arasında yer alabilir fakat bu belirtiler çoğu zaman “zamanla geçer” düşüncesiyle göz ardı edilebiliyor; oysa erken fark edilen her güçlük, çocuğun hayatında büyük bir değişim yaratma potansiyeline sahiptir çünkü yapılan uygulamalı çalışmalar, öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklara yönelik bireyselleştirilmiş destek programlarının kısa sürede bile çocukların bilişsel becerilerinde ve akademik performanslarında belirgin gelişmeler sağladığını göstermektedir; bu nedenle ailelerin ve öğretmenlerin çocukların gelişim sürecini dikkatle gözlemlemesi, küçük sinyalleri önemsemesi ve gerektiğinde uzman desteğine başvurması büyük önem taşır çünkü öğrenme güçlüğü bir eksiklik değil, doğru zamanda doğru şekilde desteklenmesi gereken bir farklılıktır ve unutulmamalıdır ki her çocuk öğrenir, önemli olan onun nasıl öğrendiğini fark edip o yolda ona eşlik edebilmektir.
KAYNAKÇA
https://doi.org/10.18492/dad.1461707
https://doi.org/10.24315/tred.1035434
https://doi.org/10.21565/ozelegitimdergisi.696065

