Kurtuluş Savaşı'nı Unutturma Çabası Başarısız Olacaktır
Kurtuluş Savaşı'nı Unutturma Çabası Başarısız Olacaktır
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Vezirköprü İlçe Başkanlığı basın açıklaması gerçekleştirdi.
Parti tarafından gazetemize yapılan yazılı açıklamada:
“19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışı, yalnızca bir yolculuk değil; işgal altındaki bir vatanın yeniden ayağa kalkışının ilk adımıdır. Kuzeyi, güneyi, doğusu ve batısı işgal edilmiş Anadolu'da, İngiltere, Fransa, İtalya ve onların desteklediği Yunan kuvvetlerine karşı verilen Kurtuluş Savaşı, bu milletin bağımsızlık destanıdır. Türkiye Cumhuriyeti işte bu destanın üzerine kurulmuştur.
Bir zamanlar ilkokul Sosyal Bilgiler ve ortaokul İnkılap Tarihi derslerinde çocuklarımıza bu gerçekler anlatılırdı. Atatürk'ün neden Samsun'a çıktığı, Amasya'dan Erzurum'a, Sivas'tan Büyük Taarruz'a uzanan mücadele ezberletilmez, öğretilirdi. Çünkü tarih, bir milletin hafızasıdır.
Bugün ise eğitim sistemi sürekli değiştiriliyor. Yirmi dört yılda dokuz Millî Eğitim Bakanı değişti, müfredat defalarca yeniden yazıldı. Bilimsel eğitim yerine ideolojik tercihlerin öne çıktığı yönündeki eleştiriler her geçen gün daha da artıyor.
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in müfredatta Kurtuluş Savaşı'nın işlenişiyle ilgili yaptığı açıklamalar ve eğitim politikaları da bu tartışmaları daha da büyütmüştür. Cumhuriyet'i doğuran mücadeleyi eğitim programlarında geri plana iten ya da önemini azaltan her yaklaşım, sadece bir müfredat tercihi değil; milletin ortak hafızasına yönelik yanlış bir adımdır.
Kurtuluş Savaşı'nı anlatmaktan rahatsız olanlar şunu bilmelidir: Bu millet bağımsızlığını masa başında değil, cephelerde kazandı. Cumhuriyet, işgalcilerle uzlaşarak değil, onlara karşı savaşarak kuruldu. Bu gerçeği kitaplardan çıkarmaya çalışabilirsiniz; ama milletin hafızasından silemezsiniz.
Bugün lise sıralarından mezun olan gençlerin önemli bir kısmı, Misak-ı Millî'nin ne olduğunu, Sakarya Meydan Muharebesi'nin neden bir dönüm noktası sayıldığını veya Büyük Taarruz'un hangi şartlarda kazanıldığını yeterince bilmiyorsa, bunun sorumluluğu gençlerde değil, onları eksik yetiştiren eğitim anlayışındadır.
Kendi çocuklarını en iyi imkânlarla eğitim veren kurumlara gönderenlerin, milyonlarca çocuğa tarih ve bilim açısından eksik bir eğitim anlayışını reva görmesi kabul edilemez. Bir ülkenin geleceği, tarihini bilen, sorgulayan ve bilimsel düşünceyi benimseyen nesillerle güvence altına alınabilir.
Bu ülkenin hemen her ailesinde Kurtuluş Savaşı'nda şehit düşmüş ya da gazi olmuş bir büyüğün hatırası vardır. O mücadele, sadece geçmişin değil, bugün sahip olduğumuz bağımsızlığın temelidir.
Atatürk'ü, Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluş felsefesini genç kuşaklardan uzaklaştırmaya yönelik her girişim sonuçsuz kalacaktır. Çünkü bunlar yalnızca ders kitaplarının konusu değil; bu milletin vicdanına, hafızasına ve ortak kimliğine kazınmış değerlerdir.
Tarihini unutturmaya çalışanlar gelip geçicidir. Tarih yazanlar ise daima milletin gönlünde yaşamaya devam eder.” İfadeleri yer aldı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

