Yakup CEYLAN
Köşe Yazarı
Yakup CEYLAN
 

NEFES ALAMIYORUZ

Amerika’da bir polisin dizinin altında siyahi bir insan “Nefes alamıyorum” diye bağırıyordu. “BİR TOPLUMU AYDINLATMAK YÖNETMEKTEN ZORDU” Bugün Ulusların, dinlerin, etnik kökenin ötesinde milyonlarca insan yeniden aynı şeyi söylüyor. “Nefes alamıyoruz” Sözüm ona “demokrasilerde” gazetelerde, baskı altındaki kimliklerde, susturulmuş üniversitelerde, ahlaki cesaretten yoksun öfkenin çığlığında bunalıyoruz, şaşırıyoruz. DEMOKRASİ YOKSA GÜVENDE YOKTUR… Otorite kendine alan açıyor, güven tazeliyor, diktatörler ulusal ve uluslararası yasaları yok sayarken, gerçekler yerini yalana bırakırken, halk onurlarını, hürriyetlerini savunurken zulüm sıradanlaşıyor. Yoksulluğu kader diye pazarlayan eşitsizliği “Düzen” diye kutsayan, cehaleti yüceltip emek sömüren iktidarlar her gün “Maval” okuyup insanları kandırmaya çalışıyor. “ZAYIF DAİMA ADALET VE EŞİTLİK İSTER.” Cumhuriyet: Egemenliğin (Yönetim gücünün) bir kişiye veya zümreye değil, doğrudan halka ait olduğu bir devlet biçimidir. DEMOKRASİ: Tüm vatandaşların devlet yönetimine eşit katılım hakkına sahip olduğu yönetim biçimidir. Halk Egemenliği, Hukukun üstünlüğü, Temel hak ve özgürlükler, çoğulculuk ve katılım demokrasinin ana unsurlarıdır. Bunları biz neden adil olarak ülkemizde yaşayamıyor ve savunamıyoruz. Demokrasi için neden bağıramıyoruz, neden nefesimizi kesiyorlar? Sözde değil hayatımızda Cumhuriyeti, demokrasiyi, laik hukuku yaşamak istiyoruz. Cumhuriyetten önce Osmanlı İmparatorluğu tarafından yönetiliyorduk. Tek yetkili padişah, sisteme de MUTLAK MONARŞİ deniyordu. 1923 Cumhuriyetin ilanı ile Türkiye’nin yönetim biçimi belirlenmiş, devlet başkanlığı sorunu çözmüş, Mustafa Kemal Paşa Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından oy birliği ile Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Osmanlı Monarşi yönetimi bitmiş, Türk Ulusunun çağdaş uygarlık seviyesine çıkaran inkılaplar gerçekleştirilmiş, devlet yönetim şekli belirlenmiş, demokratik bir anayasayla halk egemenliği üzerinde yükselen Cumhuriyet yönetimine geçilmiş, kapitülasyonlara son verilmiş, saltanat ve hilafet kaldırılmış, birçok yenilikler yapılarak halkın nefes alması sağlanmıştır. Ancak bu günlere gelindiğinde dünyada birçok ülkede Cumhuriyet idaresi uygulanırken, savaşlar devam ediyor, öğrenciler, emekçiler, emekliler eylemler yaparak haklarını arıyor. Kayyumlar atanıyor, gazeteciler susturuluyor, muhalefet yok sayılıyor, milletvekilleri, meclise gelen kanunlara göre olumlu ve olumsuz olarak oylarını kullanıyor. Mutlak Butlan davaları yürürlüğe girmiş. Dünyada uygulanan bu nasıl CUMHURİYET? Laik hukuk düzeni, kadın erkek eşitliği, seçme seçilme hakkı, bilimsel eğitim ve modern Cumhuriyetin kurumları, temel hak ve özgürlükler yok edilmeye başlanmış NEFES ALAMAZ hale gelmişiz. Geçinemiyoruz, yaşayamıyoruz. Artık iktidarda olanlar ve iktidara gelecekler hukuk kurallarını uygulasın, herkese eşit davransın, düşünme, yazma ve konuşma özgürlüğü hayata geçirilsin. Yeniden Atamızın yaptığı devrimleri yaşamak, onları korumak hak ve özgürlüklerimizi savunmak, nefes almak için mücadeleye devam… YAŞASIN CUMHURİYET YAŞASIN TÜRKİYE…
Ekleme Tarihi: 23 Ekim 2026 -Cuma
Yakup CEYLAN

NEFES ALAMIYORUZ

Amerika’da bir polisin dizinin altında siyahi bir insan “Nefes alamıyorum” diye bağırıyordu. “BİR TOPLUMU AYDINLATMAK YÖNETMEKTEN ZORDU”

Bugün Ulusların, dinlerin, etnik kökenin ötesinde milyonlarca insan yeniden aynı şeyi söylüyor. “Nefes alamıyoruz”

Sözüm ona “demokrasilerde” gazetelerde, baskı altındaki kimliklerde, susturulmuş üniversitelerde, ahlaki cesaretten yoksun öfkenin çığlığında bunalıyoruz, şaşırıyoruz. DEMOKRASİ YOKSA GÜVENDE YOKTUR…

Otorite kendine alan açıyor, güven tazeliyor, diktatörler ulusal ve uluslararası yasaları yok sayarken, gerçekler yerini yalana bırakırken, halk onurlarını, hürriyetlerini savunurken zulüm sıradanlaşıyor. Yoksulluğu kader diye pazarlayan eşitsizliği “Düzen” diye kutsayan, cehaleti yüceltip emek sömüren iktidarlar her gün “Maval” okuyup insanları kandırmaya çalışıyor. “ZAYIF DAİMA ADALET VE EŞİTLİK İSTER.”

Cumhuriyet: Egemenliğin (Yönetim gücünün) bir kişiye veya zümreye değil, doğrudan halka ait olduğu bir devlet biçimidir.

DEMOKRASİ: Tüm vatandaşların devlet yönetimine eşit katılım hakkına sahip olduğu yönetim biçimidir. Halk Egemenliği, Hukukun üstünlüğü, Temel hak ve özgürlükler, çoğulculuk ve katılım demokrasinin ana unsurlarıdır.

Bunları biz neden adil olarak ülkemizde yaşayamıyor ve savunamıyoruz. Demokrasi için neden bağıramıyoruz, neden nefesimizi kesiyorlar? Sözde değil hayatımızda Cumhuriyeti, demokrasiyi, laik hukuku yaşamak istiyoruz.

Cumhuriyetten önce Osmanlı İmparatorluğu tarafından yönetiliyorduk. Tek yetkili padişah, sisteme de MUTLAK MONARŞİ deniyordu.

1923 Cumhuriyetin ilanı ile Türkiye’nin yönetim biçimi belirlenmiş, devlet başkanlığı sorunu çözmüş, Mustafa Kemal Paşa Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından oy birliği ile Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Osmanlı Monarşi yönetimi bitmiş, Türk Ulusunun çağdaş uygarlık seviyesine çıkaran inkılaplar gerçekleştirilmiş, devlet yönetim şekli belirlenmiş, demokratik bir anayasayla halk egemenliği üzerinde yükselen Cumhuriyet yönetimine geçilmiş, kapitülasyonlara son verilmiş, saltanat ve hilafet kaldırılmış, birçok yenilikler yapılarak halkın nefes alması sağlanmıştır.

Ancak bu günlere gelindiğinde dünyada birçok ülkede Cumhuriyet idaresi uygulanırken, savaşlar devam ediyor, öğrenciler, emekçiler, emekliler eylemler yaparak haklarını arıyor. Kayyumlar atanıyor, gazeteciler susturuluyor, muhalefet yok sayılıyor, milletvekilleri, meclise gelen kanunlara göre olumlu ve olumsuz olarak oylarını kullanıyor. Mutlak Butlan davaları yürürlüğe girmiş. Dünyada uygulanan bu nasıl CUMHURİYET?

Laik hukuk düzeni, kadın erkek eşitliği, seçme seçilme hakkı, bilimsel eğitim ve modern Cumhuriyetin kurumları, temel hak ve özgürlükler yok edilmeye başlanmış NEFES ALAMAZ hale gelmişiz. Geçinemiyoruz, yaşayamıyoruz.

Artık iktidarda olanlar ve iktidara gelecekler hukuk kurallarını uygulasın, herkese eşit davransın, düşünme, yazma ve konuşma özgürlüğü hayata geçirilsin.

Yeniden Atamızın yaptığı devrimleri yaşamak, onları korumak hak ve özgürlüklerimizi savunmak, nefes almak için mücadeleye devam…

YAŞASIN CUMHURİYET YAŞASIN TÜRKİYE…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.