yavuz besicilik 24.04.2026
Kazım İLHAN
Köşe Yazarı
Kazım İLHAN
 

Toplumun Nefesi: Nikâh İmza ile; Evlilik Bilinçle Başlar

Yeni başlayan “Evlilik Güzeldir” dizisinin ilk iki bölümünü izlerken insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Evlilik gerçekten ne zaman başlar? Nikâh memurunun “evet”leriyle mi? Yüzüklerin takıldığı gün mü? Yoksa iki insanın birbirini gerçekten tanımaya başladığı gün mü? Dizinin merkezindeki Mesut Bahtiyar, hayatı boyunca binlerce çiftin nikâhına şahitlik etmiş, yüz bininci nikâhını kıyarak büyük bir rekora ulaşmış bir nikâh memuru. Fakat ilginç olan şu: Başkalarının evliliklerine imza atan Mesut'un kendi evinde bambaşka bir hikâye başlamaktadır. Beş kızının da bekâr olması, Yasemin'in Sinan'la ilişkisi, iki ailenin karşılaşması, Zeynep'in geçmişten gelen yaraları ve Murat'ın yıllar sonra mahalleye dönmesi... Bütün bunlar bize bir gerçeği hatırlatıyor: Evlilik iki kişinin meselesi gibi görünür ama çoğu zaman iki insanın çevresindeki bütün ilişkiler de bu yolculuğun içine girer. Aileler devreye girer. Geçmiş devreye girer. Ekonomik şartlar devreye girer. Güven devreye girer. Beklentiler devreye girer. Bazen de yıllardır konuşulmayan bir mesele, tam evlilik arifesinde yeniden ortaya çıkar. Dizinin mizahı ve dramatik olayları elbette hikâyenin bir parçası. Ancak bizim toplum olarak diziden alabileceğimiz başka bir taraf daha var: İnsanlar evlenmeden önce bunları konuşuyor mu? Mesela genç çiftler; Birbirlerinin ekonomik anlayışını biliyor mu? Ailelerin evlilikteki sınırlarını konuşuyor mu? Çocuk sahibi olma konusunda aynı düşüncede mi? Kıskançlık ve güven konusunda birbirlerini tanıyor mu? Öfkelendiklerinde nasıl davranacaklarını biliyor mu? Geçmişten taşıdıkları kırgınlıkları yeni evliliklerine getiriyor mu? Ve en önemlisi... Zor zamanlarda “ben” mi diyecekler, “biz” mi? İşte evlilik öncesi bilinç burada başlıyor. Benim “Nefesdaşım – Bilinçli Evliliğe İlk Adım” kitabımın çıkış noktası da tam olarak bu. Evliliğin sorunlarını boşandıktan sonra konuşmak yerine, evlenmeden önce konuşabilmek. Çünkü bazı sorunların ilacı, sorun çıktıktan sonra aranmaz. Bazen en güzel çözüm, sorunu hiç yaşanmadan önce fark etmektir. Diziler bize hayatın renkli, komik, bazen de zor taraflarını gösterebilir. Kitap ise insanın kendi hayatına dönüp: “Ben bu konuda ne düşünüyorum?” diye sormasına yardımcı olabilir. İşte bizim kitabımızın diziden ayrıldığı yer de burasıdır. Biz bir aşk hikâyesi anlatmıyoruz. Bir ailenin başından geçenleri de yalnızca seyrettirmiyoruz. Evlilik yoluna çıkacak gençlere, o yola çıkmadan önce birkaç soru sordurmak istiyoruz. Çünkü nikâh günü bir imza atılır. Ama o imzanın arkasında bir ömür vardır. Bir ev vardır. Bir aile vardır. Belki çocuklar vardır. Sevinç vardır. Kırgınlık vardır. Ekonomik sorumluluk vardır. Hastalıkta ve sağlıkta birbirinin yanında durmak vardır. Kısacası hayat vardır. Bu nedenle evlilik yalnızca güzel bir düğün günü değil, uzun bir yolculuktur. Dizinin ilerleyen bölümlerinde neler yaşanacağını bilmiyoruz. Belki daha çok güleceğiz. Belki daha çok şaşıracağız. Belki bazı karakterlerin hayatında hiç beklemediğimiz gelişmeler göreceğiz. Ama toplum olarak bizim sormamız gereken soru değişmiyor: Gençlerimizi evliliğe yalnızca düğünle mi hazırlıyoruz, yoksa hayatın kendisine de hazırlıyor muyuz? İşte asıl nefes burada. Çünkü evlilik yaşandıktan sonra değil, yaşanmadan önce de konuşulmalıdır. Ve belki bir gün evlilik için gün almaya gelen genç bir çiftin eline yalnızca nikâh tarihi değil, birbirlerini daha iyi tanımaları için bir kitap da verilir. O zaman bir kitap sadece okunmuş olmaz. Bir yuva kurulmadan önce küçük bir ışık yakılmış olur. Sağlam aile, güçlü toplumdur. Çünkü... Nikâh imza ile, evlilik bilinçle başlar. Çocuklarımızın nefesi, yarının toplumunun nefesidir. Kazım İLHAN Sosyolog – Aile Danışmanı ve Yazar  
Ekleme Tarihi: 24 Eylül 2026 -Perşembe
Kazım İLHAN

Toplumun Nefesi: Nikâh İmza ile; Evlilik Bilinçle Başlar

Yeni başlayan “Evlilik Güzeldir” dizisinin ilk iki bölümünü izlerken insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Evlilik gerçekten ne zaman başlar?

Nikâh memurunun “evet”leriyle mi?

Yüzüklerin takıldığı gün mü?

Yoksa iki insanın birbirini gerçekten tanımaya başladığı gün mü?

Dizinin merkezindeki Mesut Bahtiyar, hayatı boyunca binlerce çiftin nikâhına şahitlik etmiş, yüz bininci nikâhını kıyarak büyük bir rekora ulaşmış bir nikâh memuru.

Fakat ilginç olan şu:

Başkalarının evliliklerine imza atan Mesut'un kendi evinde bambaşka bir hikâye başlamaktadır.

Beş kızının da bekâr olması, Yasemin'in Sinan'la ilişkisi, iki ailenin karşılaşması, Zeynep'in geçmişten gelen yaraları ve Murat'ın yıllar sonra mahalleye dönmesi...

Bütün bunlar bize bir gerçeği hatırlatıyor:

Evlilik iki kişinin meselesi gibi görünür ama çoğu zaman iki insanın çevresindeki bütün ilişkiler de bu yolculuğun içine girer.

Aileler devreye girer.

Geçmiş devreye girer.

Ekonomik şartlar devreye girer.

Güven devreye girer.

Beklentiler devreye girer.

Bazen de yıllardır konuşulmayan bir mesele, tam evlilik arifesinde yeniden ortaya çıkar.

Dizinin mizahı ve dramatik olayları elbette hikâyenin bir parçası.

Ancak bizim toplum olarak diziden alabileceğimiz başka bir taraf daha var:

İnsanlar evlenmeden önce bunları konuşuyor mu?

Mesela genç çiftler;

Birbirlerinin ekonomik anlayışını biliyor mu?

Ailelerin evlilikteki sınırlarını konuşuyor mu?

Çocuk sahibi olma konusunda aynı düşüncede mi?

Kıskançlık ve güven konusunda birbirlerini tanıyor mu?

Öfkelendiklerinde nasıl davranacaklarını biliyor mu?

Geçmişten taşıdıkları kırgınlıkları yeni evliliklerine getiriyor mu?

Ve en önemlisi...

Zor zamanlarda “ben” mi diyecekler, “biz” mi?

İşte evlilik öncesi bilinç burada başlıyor.

Benim “Nefesdaşım – Bilinçli Evliliğe İlk Adım” kitabımın çıkış noktası da tam olarak bu.

Evliliğin sorunlarını boşandıktan sonra konuşmak yerine, evlenmeden önce konuşabilmek.

Çünkü bazı sorunların ilacı, sorun çıktıktan sonra aranmaz.

Bazen en güzel çözüm, sorunu hiç yaşanmadan önce fark etmektir.

Diziler bize hayatın renkli, komik, bazen de zor taraflarını gösterebilir.

Kitap ise insanın kendi hayatına dönüp:

“Ben bu konuda ne düşünüyorum?”

diye sormasına yardımcı olabilir.

İşte bizim kitabımızın diziden ayrıldığı yer de burasıdır.

Biz bir aşk hikâyesi anlatmıyoruz.

Bir ailenin başından geçenleri de yalnızca seyrettirmiyoruz.

Evlilik yoluna çıkacak gençlere, o yola çıkmadan önce birkaç soru sordurmak istiyoruz.

Çünkü nikâh günü bir imza atılır.

Ama o imzanın arkasında bir ömür vardır.

Bir ev vardır.

Bir aile vardır.

Belki çocuklar vardır.

Sevinç vardır.

Kırgınlık vardır.

Ekonomik sorumluluk vardır.

Hastalıkta ve sağlıkta birbirinin yanında durmak vardır.

Kısacası hayat vardır.

Bu nedenle evlilik yalnızca güzel bir düğün günü değil, uzun bir yolculuktur.

Dizinin ilerleyen bölümlerinde neler yaşanacağını bilmiyoruz.

Belki daha çok güleceğiz.

Belki daha çok şaşıracağız.

Belki bazı karakterlerin hayatında hiç beklemediğimiz gelişmeler göreceğiz.

Ama toplum olarak bizim sormamız gereken soru değişmiyor:

Gençlerimizi evliliğe yalnızca düğünle mi hazırlıyoruz, yoksa hayatın kendisine de hazırlıyor muyuz?

İşte asıl nefes burada.

Çünkü evlilik yaşandıktan sonra değil,
yaşanmadan önce de konuşulmalıdır.

Ve belki bir gün evlilik için gün almaya gelen genç bir çiftin eline yalnızca nikâh tarihi değil, birbirlerini daha iyi tanımaları için bir kitap da verilir.

O zaman bir kitap sadece okunmuş olmaz.

Bir yuva kurulmadan önce küçük bir ışık yakılmış olur.

Sağlam aile, güçlü toplumdur.

Çünkü...

Nikâh imza ile, evlilik bilinçle başlar.

Çocuklarımızın nefesi, yarının toplumunun nefesidir.

Kazım İLHAN
Sosyolog – Aile Danışmanı ve Yazar

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.