Bir insana yardım etmek için ne gerekiyor?
Bazen bir tebessüm, bazen içten bir merhaba, bazen de zor durumda olan birinin yanında durabilmek…
İyilik yapmak için her zaman maddi imkânlara sahip olmak gerekmez.
Ancak günümüzde insan ilişkilerinde dikkat çeken bir durum var: İnsanlar birbirine yaklaşırken daha temkinli, yardım ederken daha mesafeli davranabiliyor.
Acaba neden?
Güven duygusunun zayıflaması mı? Hayatın koşuşturması mı? Yoksa başkasının derdini kendi derdimiz gibi göremememiz mi?
Elbette herkesin kendi mücadelesi, kendi sorumlulukları var. Fakat insan olmak, yalnızca kendi hayatımızı kolaylaştırmakla sınırlı değildir.
Bir yaşlının poşetini taşımak, bir öğrencinin derdini dinlemek, iş arayan birine yol göstermek, yalnız yaşayan bir komşunun kapısını çalmak…
Bunların hiçbirinin büyük bir bedeli yoktur. Ama karşılığı bazen bir insanın hayatında unutulmayacak kadar büyüktür.
İyilik, gösteriş yapmak veya karşılık beklemek değildir.
İyilik, kimse görmese de doğru olanı yapabilmektir.
Bazen bir insanın ihtiyacı olan şey para değil, kendisini yalnız hissetmediğini bilmektir.
Toplum olarak birbirimize biraz daha dikkatle bakmaya ihtiyacımız var. Çünkü insanların yüzündeki tebessümün arkasında sakladığı sıkıntıları her zaman göremeyebiliriz.
Bugün kendimize şu soruyu soralım:
Bir insanın hayatını kolaylaştırmak için küçük de olsa ne yaptık
Belki de daha güzel bir toplum, büyük sözlerle değil, küçük iyiliklerin çoğalmasıyla kurulacaktır.
Unutmayalım; iyilik bulaşıcıdır. Bir insana uzanan yardım eli, başka bir insana da umut olabilir.
İnsanlığın değeri, sahip olduklarımızla değil, paylaşabildiklerimizle de ölçülür.
Önce insan, sonra aile, sonra çevre…
Birbirimizin yükünü hafiflettiğimiz, iyiliği çoğalttığımız ve vicdanımızı kaybetmediğimiz bir toplum dileğiyle.
Kazım İLHAN
Sosyolog / Aile Danışmanı / Yazar
