Kazım İLHAN
Köşe Yazarı
Kazım İLHAN
 

BAZI DOSTLUKLARIN NOTASI ESKİMEZ!

Merhaba kıymetli okuyucularım, Hayatta bazı karşılaşmalar vardır; zamanla dostluğa, dostluk ise unutulmayacak hatıralara dönüşür. İnsan yıllar içinde pek çok kişiyle tanışır. Kimi gelir geçer, kimi hayatımızda iz bırakır. Bir de araya zaman girse bile gönül bağının eksilmediği dostluklar vardır. İşte sanatın güzelliği biraz da burada saklıdır. Konservatuvardan 16 yıllık dostum Refa Ateş ile çalışmalarımız öncesinde bir fotoğraf çektirdik. Kendisi güftekâr ve şair. Onunla aynı sanat ortamında bulunmak, yılların biriktirdiği dostluğu yeniden hatırlamak benim için güzel bir anı oldu. Bir fotoğraf karesine baktığımızda iki insan görürüz. Oysa bazen o karenin içinde yıllar, emekler, hatıralar ve ortak duygular vardır. Sanat, insanı insana yaklaştıran sessiz bir köprüdür. Bir şair duygularını kelimelerle anlatır. Bir bestekâr o duygulara ezgilerle hayat verir. Bir müzisyen enstrümanının tellerine dokunurken yalnızca ses çıkarmaz; bazen bir hatırayı canlandırır, bazen bir özlemi dile getirir, bazen de insanın içinde saklı kalmış bir duyguyu ortaya çıkarır. Müziğin dili bu yüzden evrenseldir. Herkes aynı şarkıyı aynı şekilde anlamayabilir ama güzel bir ezginin insanda bir kapı araladığına sıkça şahit oluruz. Dostluk da böyledir. Her zaman uzun uzun konuşmak gerekmez. Bazen bir bakış, bazen içten bir tebessüm, bazen de birlikte çekilmiş bir fotoğraf yılların anlamını anlatmaya yeter. Peki, insanı yıllar sonra bile bir arada tutan nedir? Bence bunun cevabı yalnızca ortak ilgi alanlarında değil; saygıda, samimiyette ve vefada saklıdır. İnsan, kendisine değer verildiğini hissettiği yerde bağ kurar. Farklı düşüncelere rağmen saygı korunabiliyorsa dostluk gelişir. Herkesin aynı sesi çıkarması gerekmez; önemli olan, birbirinin sesini duyabilmektir. Tıpkı bir koro gibi… Her sesin ayrı bir rengi, her insanın ayrı bir hikâyesi vardır. Birlikte güzel bir ahenk oluşturabilmek için birbirimizi bastırmak değil, birbirimizi dinlemek gerekir. Toplum olarak da buna ihtiyacımız yok mu? Birbirimizi dinlediğimiz, emeğe değer verdiğimiz, sanatla ve kültürle buluştuğumuz ölçüde ortak yaşamımız zenginleşir. Çünkü sanat yalnızca sahnelerde, konser salonlarında veya kitap sayfalarında kalmamalıdır. İnsan ilişkilerine, aile hayatına ve toplumsal yaşama da güzellik katmalıdır. Bugün Refa Ateş ile çekildiğimiz fotoğraf bana bir kez daha şunu düşündürdü: Yıllar geçer, sesler değişir, hayatın şartları farklılaşır. Ama samimiyetle kurulan dostlukların hatırası insanın gönlünde yaşamaya devam eder. Belki de hayatın en güzel bestesi, insanın başka bir insanın hayatında bıraktığı güzel izdir. Kıssadan hisse: Her insan bir ses, her dostluk ayrı bir ezgidir. Hayatın ahengini bozmadan yaşayabilmek için birbirimizi dinlemeyi, emeğe saygı duymayı ve vefayı unutmamalıyız. Çünkü bazı dostlukların notası eskimez; yıllar geçse de gönülde çalmaya devam eder.    
Ekleme Tarihi: 24 Ekim 2026 -Cumartesi
Kazım İLHAN

BAZI DOSTLUKLARIN NOTASI ESKİMEZ!

Merhaba kıymetli okuyucularım,

Hayatta bazı karşılaşmalar vardır; zamanla dostluğa, dostluk ise unutulmayacak hatıralara dönüşür.

İnsan yıllar içinde pek çok kişiyle tanışır. Kimi gelir geçer, kimi hayatımızda iz bırakır. Bir de araya zaman girse bile gönül bağının eksilmediği dostluklar vardır.

İşte sanatın güzelliği biraz da burada saklıdır.

Konservatuvardan 16 yıllık dostum Refa Ateş ile çalışmalarımız öncesinde bir fotoğraf çektirdik. Kendisi güftekâr ve şair. Onunla aynı sanat ortamında bulunmak, yılların biriktirdiği dostluğu yeniden hatırlamak benim için güzel bir anı oldu.

Bir fotoğraf karesine baktığımızda iki insan görürüz. Oysa bazen o karenin içinde yıllar, emekler, hatıralar ve ortak duygular vardır.

Sanat, insanı insana yaklaştıran sessiz bir köprüdür.

Bir şair duygularını kelimelerle anlatır. Bir bestekâr o duygulara ezgilerle hayat verir. Bir müzisyen enstrümanının tellerine dokunurken yalnızca ses çıkarmaz; bazen bir hatırayı canlandırır, bazen bir özlemi dile getirir, bazen de insanın içinde saklı kalmış bir duyguyu ortaya çıkarır.

Müziğin dili bu yüzden evrenseldir. Herkes aynı şarkıyı aynı şekilde anlamayabilir ama güzel bir ezginin insanda bir kapı araladığına sıkça şahit oluruz.

Dostluk da böyledir.

Her zaman uzun uzun konuşmak gerekmez. Bazen bir bakış, bazen içten bir tebessüm, bazen de birlikte çekilmiş bir fotoğraf yılların anlamını anlatmaya yeter.

Peki, insanı yıllar sonra bile bir arada tutan nedir?

Bence bunun cevabı yalnızca ortak ilgi alanlarında değil; saygıda, samimiyette ve vefada saklıdır.

İnsan, kendisine değer verildiğini hissettiği yerde bağ kurar. Farklı düşüncelere rağmen saygı korunabiliyorsa dostluk gelişir. Herkesin aynı sesi çıkarması gerekmez; önemli olan, birbirinin sesini duyabilmektir.

Tıpkı bir koro gibi…

Her sesin ayrı bir rengi, her insanın ayrı bir hikâyesi vardır. Birlikte güzel bir ahenk oluşturabilmek için birbirimizi bastırmak değil, birbirimizi dinlemek gerekir.

Toplum olarak da buna ihtiyacımız yok mu?

Birbirimizi dinlediğimiz, emeğe değer verdiğimiz, sanatla ve kültürle buluştuğumuz ölçüde ortak yaşamımız zenginleşir. Çünkü sanat yalnızca sahnelerde, konser salonlarında veya kitap sayfalarında kalmamalıdır. İnsan ilişkilerine, aile hayatına ve toplumsal yaşama da güzellik katmalıdır.

Bugün Refa Ateş ile çekildiğimiz fotoğraf bana bir kez daha şunu düşündürdü:

Yıllar geçer, sesler değişir, hayatın şartları farklılaşır. Ama samimiyetle kurulan dostlukların hatırası insanın gönlünde yaşamaya devam eder.

Belki de hayatın en güzel bestesi, insanın başka bir insanın hayatında bıraktığı güzel izdir.

Kıssadan hisse:

Her insan bir ses, her dostluk ayrı bir ezgidir. Hayatın ahengini bozmadan yaşayabilmek için birbirimizi dinlemeyi, emeğe saygı duymayı ve vefayı unutmamalıyız.

Çünkü bazı dostlukların notası eskimez; yıllar geçse de gönülde çalmaya devam eder.

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.