yavuz besicilik 24.04.2026

Yeni Parti Vezirköprü’den Fon Skandalına Sert Tepki: “450 Binden Fazla Vatandaş Mağdur”

Siyaset (Web Sitesi) - Web Sitesi | 24.09.2026 - 15:03, Güncelleme: 24.09.2026 - 15:13 275 kez okundu.
 

Yeni Parti Vezirköprü’den Fon Skandalına Sert Tepki: “450 Binden Fazla Vatandaş Mağdur”

Yeni Parti Vezirköprü İlçe Başkanlığı, sermaye piyasalarında yaşanan usulsüzlük iddialarıyla ilgili yaptığı basın açıklamasında, yüz binlerce küçük yatırımcının mağdur edildiğini savundu. Açıklamada, denetim mekanizmalarının işlevsizleştirildiği öne sürülerek sorumluların hesap vermesi istendi.
Parti tarafından gazetemize yapılan yazılı açıklamada: “Sermaye piyasalarında yaşanan devasa usulsüzlük skandalı, Türkiye’de denetim mekanizmalarının nasıl işlevsizleştirildiğini ve küçük yatırımcının birikimlerinin göz göre göre nasıl gasp edildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yıllardır emekli ikramiyesini, ata yadigarı gayrimenkulünü ya da dişinden tırnağından artırdığı üç beş kuruşu "yasal, devlet güvencesinde ve SPK denetiminde" diyerek finansal fonlara yatıran yaklaşık 456 bin vatandaş, bugün organize bir finansal soygunun mağduru haline getirilmiştir. ​Süreç, siyasi iktidarın koruması ve denetimsizlik zırhıyla palazlanan yapının boyutlarını açıkça göstermektedir: ​Liyakatsizlik ve Şaibeli Yükselişler: Geçmişte borsada yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle SPK’dan cezalar alan, yasaklanan ve AKP gençlik kollarından geldiği bilinen figürlerin milyarlarca liralık fonların başına geçirilmesi rastlantı değildir. 28 yaşında milyon dolarlık lüks yatlar, villalar ve şaşaalı hayatlar süren bu kişilerin kullandığı kaynak, doğrudan helal kazancını fonlara emanet eden yüz binlerce yurttaşın parasıdır. ​Bile Bile Gelen İhmal ve Göz Yumma: Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile SPK yetkililerinin fonlardaki manipülatif işlemleri ve usulsüzlükleri neredeyse bir yıl öncesinden bildiklerini beyan etmelerine rağmen zamanında müdahale edilmemiştir. Erklerin göz yumduğu bu bir yıllık süreçte milyarlarca dolarlık haksız kazanç ve para transferi gerçekleşmiş; ancak yumurta kapıya dayandığında ve 131 fon tasfiye sürecine sokulduğunda iş işten çoktan geçmiştir. ​Siyasi Yargı ve Bürokratik Aile Bağları: Adalet mekanizmasının ve denetim organlarının tarafsızlığı tam da bu noktada çöküyor. Siyasi davalardaki kararlarıyla tanınan Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, sermaye piyasalarının en üst karar organı olan SPK’da üye olarak görev yapan eşi üzerinden şekillenen ailevi ve bürokratik ilişki ağı, devletin denetim ve yargı organlarının nasıl aynı siyasi iklimin parçası haline geldiğinin somut örneğidir. "Gözaltılar yapıyoruz, paraları geri getirmeye çalışıyoruz" açıklamaları, zamanında yapılmayan denetimlerin ve önlenmeyen soygunun üzerini örtmeye yetmemektedir. ​Sistemik Soygun Düzeni: Dün geçiş garantili köprüler, otoyollar ve hasta garantili şehir hastaneleri üzerinden halkın cebinden doğrudan yandaş müteahhitlere aktarılan milyarlar; bugün ise sermaye piyasaları ve fonlar kanalıyla küçük yatırımcının elindeki son birikimlere göz dikilerek gasp edilmektedir. ​Sermaye Piyasası Kurulu'nun ve denetim kurumlarının gözü önünde cereyan eden bu tablo, iktidarın adaleti de ekonomiyi de ne hale getirdiğinin tescilidir. "Adalet ve Kalkınma" iddiasıyla yola çıkan yapı, devlet garantisi algısı altında vatandaşı mülksüzleştiren ve halkın birikimlerini açıkça kaçıran bir soygun aygıtına dönüşmüştür. 450 binden fazla mağdurun hakkı teslim edilip bu organizasyonun tüm siyasi ve bürokratik ayaklarından hesap sorulmadıkça, atılan her geçikmiş adım bir göz boyamadan ibaret kalacaktır. ifadeleri yer aldı.  
Yeni Parti Vezirköprü İlçe Başkanlığı, sermaye piyasalarında yaşanan usulsüzlük iddialarıyla ilgili yaptığı basın açıklamasında, yüz binlerce küçük yatırımcının mağdur edildiğini savundu. Açıklamada, denetim mekanizmalarının işlevsizleştirildiği öne sürülerek sorumluların hesap vermesi istendi.

Parti tarafından gazetemize yapılan yazılı açıklamada:

“Sermaye piyasalarında yaşanan devasa usulsüzlük skandalı, Türkiye’de denetim mekanizmalarının nasıl işlevsizleştirildiğini ve küçük yatırımcının birikimlerinin göz göre göre nasıl gasp edildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yıllardır emekli ikramiyesini, ata yadigarı gayrimenkulünü ya da dişinden tırnağından artırdığı üç beş kuruşu "yasal, devlet güvencesinde ve SPK denetiminde" diyerek finansal fonlara yatıran yaklaşık 456 bin vatandaş, bugün organize bir finansal soygunun mağduru haline getirilmiştir.

​Süreç, siyasi iktidarın koruması ve denetimsizlik zırhıyla palazlanan yapının boyutlarını açıkça göstermektedir:

  • Liyakatsizlik ve Şaibeli Yükselişler: Geçmişte borsada yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle SPK’dan cezalar alan, yasaklanan ve AKP gençlik kollarından geldiği bilinen figürlerin milyarlarca liralık fonların başına geçirilmesi rastlantı değildir. 28 yaşında milyon dolarlık lüks yatlar, villalar ve şaşaalı hayatlar süren bu kişilerin kullandığı kaynak, doğrudan helal kazancını fonlara emanet eden yüz binlerce yurttaşın parasıdır.
  • Bile Bile Gelen İhmal ve Göz Yumma: Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile SPK yetkililerinin fonlardaki manipülatif işlemleri ve usulsüzlükleri neredeyse bir yıl öncesinden bildiklerini beyan etmelerine rağmen zamanında müdahale edilmemiştir. Erklerin göz yumduğu bu bir yıllık süreçte milyarlarca dolarlık haksız kazanç ve para transferi gerçekleşmiş; ancak yumurta kapıya dayandığında ve 131 fon tasfiye sürecine sokulduğunda iş işten çoktan geçmiştir.
  • Siyasi Yargı ve Bürokratik Aile Bağları: Adalet mekanizmasının ve denetim organlarının tarafsızlığı tam da bu noktada çöküyor. Siyasi davalardaki kararlarıyla tanınan Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, sermaye piyasalarının en üst karar organı olan SPK’da üye olarak görev yapan eşi üzerinden şekillenen ailevi ve bürokratik ilişki ağı, devletin denetim ve yargı organlarının nasıl aynı siyasi iklimin parçası haline geldiğinin somut örneğidir. "Gözaltılar yapıyoruz, paraları geri getirmeye çalışıyoruz" açıklamaları, zamanında yapılmayan denetimlerin ve önlenmeyen soygunun üzerini örtmeye yetmemektedir.
  • Sistemik Soygun Düzeni: Dün geçiş garantili köprüler, otoyollar ve hasta garantili şehir hastaneleri üzerinden halkın cebinden doğrudan yandaş müteahhitlere aktarılan milyarlar; bugün ise sermaye piyasaları ve fonlar kanalıyla küçük yatırımcının elindeki son birikimlere göz dikilerek gasp edilmektedir.

​Sermaye Piyasası Kurulu'nun ve denetim kurumlarının gözü önünde cereyan eden bu tablo, iktidarın adaleti de ekonomiyi de ne hale getirdiğinin tescilidir. "Adalet ve Kalkınma" iddiasıyla yola çıkan yapı, devlet garantisi algısı altında vatandaşı mülksüzleştiren ve halkın birikimlerini açıkça kaçıran bir soygun aygıtına dönüşmüştür. 450 binden fazla mağdurun hakkı teslim edilip bu organizasyonun tüm siyasi ve bürokratik ayaklarından hesap sorulmadıkça, atılan her geçikmiş adım bir göz boyamadan ibaret kalacaktır. ifadeleri yer aldı.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.