Vezirköprü gündeminin ilk sırasında, üç adayın yarıştığı Vezirköprü Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin yer aldığını görüyoruz.
Ekim ayında gerçekleştirilmesi planlanan Vezirköprü Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde, birbirinden değerli ekip arkadaşlarımızla birlikte başkan adayı olmamın ardından yaklaşık iki aydır saha çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bu süreçte ziyaret ettiğimiz vatandaşlarımızın, esnaflarımızın ve Ticaret ve Sanayi Odası üyelerimizin büyük bir bölümünde ortak bir kanaatin oluştuğunu görüyoruz:
“Vezirköprü çok büyük fırsatlar kaçırdı.”
Sahada yaptığımız görüşmeler, bu düşüncenin toplumun farklı kesimleri tarafından paylaşıldığını açıkça ortaya koyuyor.
Kısır ve sonuç üretmeyen çekişmeler yüzünden, “O varsa ben yokum.” anlayışından bir türlü kurtulamadığımız için bir arpa boyu yol alamadığımızı, çoğu zaman kendi etrafımızda dönerek yerimizde saydığımızı üzülerek fark ettim.
Oysa Vezirköprü; temiz, saf, iyi niyetli, kanaatkâr ve güzel insanların yaşadığı bir ilçe.
Böyle bir Vezirköprü’nün bugünkü durumunu hak etmediğine inanıyorum.
Geçmişten bugüne yaşanan olumsuzluklarda hepimizin sorumluluğunun ve payının bulunduğunu peşinen kabul etmek zorundayız.
Çocuklarımıza, torunlarımıza ve gelecek nesillerimize daha güzel bir Vezirköprü bırakmak istiyorsak artık hiçbir mazeretin arkasına sığınma hakkımız yok.
Öncelikle farklı fikirlerimizi, düşüncelerimizi ve önerilerimizi birer eleştiri olarak görmek yerine, büyük bir zenginlik olarak değerlendirmeyi başarmalıyız.
“Az olsun, benim olsun.” anlayışının yerine, “Çok olsun, hepimizin olsun.” anlayışını koymalıyız.
Önce birbirimizi seveceğiz.
Sonra Vezirköprü ortak paydasında, asgari müştereklerde buluşma kültürümüzü geliştireceğiz.
Çünkü hepimizin ortak bir amacı var: Vezirköprü’nün daha güçlü, daha üretken ve daha yaşanabilir bir ilçe olması.
Geçmiş geride kaldı. Geri getirmemiz mümkün değil.
Ancak geçmişte yaptığımız hatalardan ders çıkararak önümüze bakabiliriz. Yeni ve temiz sayfalar açarak Vezirköprü için yapılması gerekenlere odaklanabiliriz.
Bugün ilçemizin en önemli sorunlarının başında işsizliğin geldiği gerçeğini görmezden gelemeyiz.
Bu nedenle önceliğimiz, Vezirköprü’de istihdamı artıracak projeler üretmek ve bu projelerin hayata geçirilmesi için mesai harcamak olmalıdır.
Karma Organize Sanayi Bölgesi, Besi Organize Sanayi Bölgesi, tarım ve hayvancılık, alternatif tarım, seracılık ve turizm gibi alanlarda hayata geçirilecek projelerle ilçemizin ekonomik potansiyelini harekete geçirmek zorundayız.
Komşu ilçelerimizin başardıklarına bakıp kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Onlar başardıysa biz neden başaramayalım?”
Elbette başarabiliriz. Yeter ki birbirimize engel olmak yerine birbirimize destek olalım. Farklılıklarımızı ayrışma sebebi değil, ortak aklımızın gücü olarak görelim.
Vezirköprü’nün artık kaybedecek zamanı yok.
Kaçırdığımız fırsatların hesabını yapmak yerine, önümüzdeki fırsatları nasıl değerlendireceğimize odaklanmalıyız.
Bunun için çok büyük kaynaklara, mucizelere ya da imkânsız çözümlere ihtiyacımız yok.
Başarmak için ihtiyacımız olan tek şey var: Bir ve beraber olmak.
Çünkü inanıyorum ki; Birlik olursak Vezirköprü kazanır.
