İnsanlar doğdukları yerde değil, ne yazık ki doydukları yerde yaşamlarını sürdürmek zorunda kalıyor.
Ancak doydukları yerde yaşasalar bile, doğdukları, çocukluk anılarının geçtiği ilçe ve köylerine dönme hayaliyle yaşadıkları da bir gerçek.
Yakın zamana kadar inşaat sektöründe çalışmak üzere ilçe dışına gidenlerin büyük bir kısmı, memleketlerinden kopmamak adına ailelerini yanlarına götürmüyor; çalışıp kazandıklarını yine ilçelerinde harcıyorlardı.
Günümüzde ise inşaatta çalışanların da ailelerini çalıştıkları illere taşımak zorunda kalmaları, göçü kaçınılmaz hâle getirdi. Bunun sonucu olarak köyler hızla boşalıyor.
Köylerde yaşayan nüfusun yaş ortalaması 55’in üzerine çıkmış durumda. İlçenin atanmış ve seçilmiş yöneticileri köylere gittiklerinde, herhâlde tablonun ciddiyetinin farkındadır.
Çok değil, 20 yıl önce Vezirköprü’de öğrenci sayısı 24 bin iken bugün bu rakam 16 bine düşmüşse, bu durum ilçenin ne kadar ciddi göç verdiğinin açık bir göstergesidir.
Kısa, orta ve uzun vadede önlemler alınmazsa, tehlike çanlarının çaldığı da ortadadır. Vezirköprü’de yaşayanlar, yönetenler ve yönetilenler göç sorunu konusunda “ne yapılabilir?” sorusu üzerinde ciddi şekilde düşünmelidir.
İlçe dışında çalışan ve doğdukları şehir için hayaller kuran gençlerle sohbet ettiğimizde, hepsinin ortak cümlesi şu oluyor:
“Vezirköprü’de sürekliliği olan, asgari ücretli dahi bir iş bulabilsek gurbete gitmeyiz, sıla hasreti çekmeyiz.”
Gazetemizi ziyaret eden İYİ Parti Vezirköprü İlçe Başkanı, önceki dönem Muhtarlar Derneği Başkanı ve Ziraat Odası Meclis Başkanı Ramazan Yanar ile yerel ve genel gündeme dair kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdik.
İYİ Parti Vezirköprü İlçe Başkanı Ramazan Yanar , “Uzun süredir Vezirköprü Özlem Gazetesi’nin, ilçenin ekonomik açıdan kurtuluşunun tarım, hayvancılık, seracılık ve turizmle mümkün olacağı yönündeki çağrısını destekliyorum,” dedi.
Yarar, sulama barajlarının faaliyete geçmesiyle birlikte sulu tarımın gelişeceğini, iklimin seracılığa uygun olması nedeniyle de oluşturulacak projeler ve teşviklerle seracılığın Vezirköprü’de önemli bir sektör hâline gelebileceğini ifade etti.
Vezirköprü’nün son yıllarda göç konusunda çok ciddi kan kaybettiğini belirten Yarar, “En az göç veren köylerimizden biri benim de köyüm olan Yukarınarlı’dır.
Yukarınarlı Köyü, seracılık faaliyeti sayesinde ailelerin evlerine düzenli sıcak para giren bir yer hâline gelmiştir.
Köyümüzde toplamda 50 dönümün üzerinde sera işletmesi bulunuyor ve mevcut seralara yenileri ekleniyor. Bir dönüm sera, bir aileyi rahatlıkla geçindirebilir,” diye konuştu.
Vezirköprü’de istihdamla ilgili gerekli önlemler alınmazsa; öğrenci sayısı 24 binden 16 bine düşen ilçede, on yıl sonra bu rakamın 10 binin altına inmeyeceğinin bir garantisi var mı?
Sorunun çözümü noktasında tüm paydaşların taşın altına yalnızca ellerini değil, gövdelerini koymaları gerekiyor.
Aksi hâlde Vezirköprü, Samsun’un üçüncü büyük ilçesi olma liginden hızla düşmeye devam edecek. Ne yazık ki sorumluluğu olanlar ise bu gidişatı izlemekle yetiniyor.

