Yaklaşık iki aylık bir aranın ardından köşe yazılarıma yeniden başlıyorum. Yaz tatili, iş yerindeki adres değişikliği ve yeni düzene alışma telaşı derken yazılara kısa bir ara vermiştim. Çok uzaklara gitmedik aslında; yalnızca bir arka sokağa taşındık. Ama bazen küçük bir adres değişikliği bile yeni bir düzen kurmayı beraberinde getiriyor. Eylül ayı da tam bu noktada, günlük rutinlere yeniden dönmek ve kaldığımız yerden devam etmek için iyi bir geçiş dönemi oluyor.
Eylülün birçok kişi üzerinde benzer bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Takvimde yılın dokuzuncu ayı olmasına rağmen, günlük yaşam açısından çoğu zaman yeni bir dönemin başlangıcı gibi algılanıyor. Yaz tatilleri sona eriyor, çalışma temposu değişiyor, okullar açılıyor, uyku ve beslenme saatleri yeniden düzenleniyor. Yaz boyunca ertelenen işler de yavaş yavaş gündeme gelmeye başlıyor.
Psikolojide bazı zaman dilimlerinin kişide yeniden başlama motivasyonunu artırabildiği biliniyor. Yeni yıl, yeni bir hafta, doğum günü ya da yeni bir dönemin başlangıcı zihnimizde geçmişle bugün arasında bir sınır oluşturabiliyor. Literatürde “yeni başlangıç etkisi” olarak ele alınan bu durum, daha önce ertelenen hedeflere yeniden yönelmeyi kolaylaştırabiliyor.
Bu nedenle eylül ayında “Artık düzene girmeliyim” cümlesini daha sık duymamız tesadüf değil. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, yeni bir döneme girerken hayatınızın tamamını aynı anda değiştirmeye çalışmamanızdır.Daha erken uyumak, düzenli egzersiz yapmak, daha sağlıklı beslenmek, kitap okumak, ekran süresini azaltmak, yarım kalan işleri tamamlamak… Bunların hepsini aynı anda hedeflediğinizde başlangıçtaki istek kısa sürede yerini yorgunluğa bırakabilir. Davranış değişikliğinde önemli olan, çok sayıda hedef belirlemekten çok sürdürülebilecek birkaç davranış seçmektir.
Örneğin yaz döneminde uyku saatleriniz değiştiyse bir gecede eski düzene dönmeye çalışmak yerine saatlerinizi kademeli olarak düzenleyebilirsiniz. Uzun süredir hareket etmiyorsanız yoğun bir egzersiz programı yerine kısa yürüyüşlerle başlayabilirsiniz. Okumaya yeniden dönmek istiyorsanız kendinize yüksek sayfa hedefleri koymak yerine günün belirli bir bölümünü buna ayırabilirsiniz.Küçük adımlar bazen yeterince önemli değilmiş gibi görünebilir. Oysa alışkanlıkların oluşmasında asıl belirleyici olan, davranışın ne kadar büyük olduğu değil, ne kadar düzenli tekrar edilebildiğidir.
Bir diğer konu da motivasyon. Çoğu zaman başlamadan önce motive olmayı bekliyoruz. Oysa motivasyon her zaman davranıştan önce gelmez. Bazen ilk adımı attıktan, bir işi tamamladıktan ya da yeni düzeni birkaç gün sürdürdükten sonra artar. Bu nedenle kendinizi tamamen hazır hissetmeyi beklemek yerine, yapabileceğiniz en küçük ve gerçekçi adımla başlamak daha işlevsel olabilir.
Rutinlerin yeniden kurulması da bu sürecin önemli bir parçasıdır. Rutin denildiğinde akla sıkıcı ve değişmez bir yaşam gelmemeli. Sağlıklı bir rutin, günlük hayatınızı daha öngörülebilir hale getirirken zihinsel yükünüzü de azaltabilir. Ne zaman çalışacağınızı, ne zaman dinleneceğinizi ve temel sorumluluklarınızı nasıl sürdüreceğinizi belirlemek gün içerisinde sürekli yeniden karar verme ihtiyacınızı azaltır.Burada önemli olan, oluşturduğunuz düzenin hayatınıza uygun olmasıdır. Başkasının sabah rutini, çalışma biçimi ya da hedefleri sizin için doğru olmak zorunda değildir. Sürdürülebilir olan düzen, sizin yaşam koşullarınıza uyabilen düzendir.
Eylül bu açıdan kendinize yeni sorumluluklar yüklemeniz gereken bir ay değil; mevcut düzeninizi yeniden gözden geçirmek için uygun bir dönem olabilir. Yaz boyunca ara verdiğiniz bir alışkanlığa dönebilir, uzun süredir ertelediğiniz bir işi yeniden ele alabilir ya da günlük yaşamınızda artık size hizmet etmeyen bazı alışkanlıkları değiştirebilirsiniz.
Benim için de bu dönem, yeni çalışma düzenine alışırken iki aylık aranın ardından yeniden yazmaya dönmek oldu. Hayatın içerisinde zaman zaman rutinlerimizin değişmesi, bazı işlere ara vermemiz oldukça doğal. Önemli olan, ara verdiğimiz her şeyi “yarım kaldı” olarak değerlendirmemek. Uygun koşullar oluştuğunda yeniden devam etmek de sürecin bir parçasıdır.
Bu eylülde kendinizden büyük değişiklikler beklemek yerine, hayatınızda yeniden düzenlemek istediğiniz bir alan belirleyebilirsiniz. Çünkü kalıcı değişim çoğu zaman bir anda verilen büyük kararlardan değil, günlük yaşamın içerisine yerleştirilebilen küçük ve sürdürülebilir adımlardan oluşur.
