Hanife AYGÜN Klinik Psikolog
Köşe Yazarı
Hanife AYGÜN Klinik Psikolog
 

LGS ve YKS Sürecinde Artan Kaygı

Yaklaşan LGS ve YKS ile birlikte yalnızca öğrencilerin değil, ailelerin de kaygı düzeylerinin arttığı bir döneme giriyoruz. Bu süreç çoğu zaman ders programları, deneme sınavları ve netler üzerinden değerlendirilse de sınav dönemleri yalnızca akademik bir hazırlık süreci değildir. Aynı zamanda çocukların ve gençlerin duygusal dayanıklılıklarının da yoğun şekilde sınandığı bir dönemdir. Özellikle son yıllarda başarı kavramının yalnızca sonuç odaklı değerlendirilmesi, öğrenciler üzerindeki baskıyı giderek artırmaktadır. Bir sınavın; kişinin zekâsını, değerini ya da gelecekteki tüm yaşamını belirleyecekmiş gibi sunulması, gençlerin kaygı düzeyini ciddi şekilde etkileyebilmektedir. Oysa sınavlar önemli olsa da insanın tüm potansiyelini ölçebilen süreçler değildir. Bu dönemde birçok öğrenci yalnızca sınav kaygısıyla değil; aile beklentileri, karşılaştırılma korkusu, başarısız olma endişesi ve yetersizlik hissiyle de mücadele etmektedir. Özellikle sosyal medya üzerinden sürekli başarı hikâyelerine maruz kalmak, öğrencilerin kendi süreçlerini değersiz görmelerine neden olabilmektedir. Herkesin çalışma biçimi, öğrenme süresi ve kapasitesi birbirinden farklıdır. Ancak sınav dönemlerinde gençler çoğu zaman bunu unutup kendilerini yalnızca sonuç üzerinden değerlendirmeye başlayabilmektedir. Ailelerin yaklaşımı da bu süreçte oldukça belirleyicidir. Sürekli ders hatırlatmak, kıyaslamak, eleştirmek ya da yüksek beklentiyi hissettirmek; öğrencinin motivasyonunu artırmaktan çok kaygısını büyütebilmektedir. Bazı gençler ailelerini hayal kırıklığına uğratmaktan korktuğu için yoğun baskı altında hissedebilmektedir. Bu durum zamanla uyku problemleri, dikkat dağınıklığı, isteksizlik, öfke, ağlama nöbetleri ve tükenmişlik hissiyle kendini gösterebilir. Sınav döneminde gençlerin en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, yalnızca başarılarının değil; duygularının da görülmesidir. Bazen bir öğrencinin ihtiyacı olan şey uzun nasihatler değil, anlaşılabildiğini hissetmektir. “Elinden geleni yapıyorsun” cümlesi, sürekli performans baskısı yaşayan bir genç için düşündüğümüzden daha kıymetli olabilir. Bu süreçte öğrencilerin uyku düzenlerini korumaları, kısa molalar vermeleri, fiziksel hareket alanı oluşturmaları ve sosyal izolasyondan tamamen uzaklaşmamaları önemlidir. Günün tamamını yalnızca ders üzerinden planlamak bir süre sonra zihinsel yorgunluğu artırabilmektedir. Aynı şekilde ailelerin de ev içindeki kaygı diline dikkat etmeleri gerekir. Sürekli sınav konuşulan bir ev ortamı, öğrencinin zihinsel yükünü daha da ağırlaştırabilir. Bir sınav sonucu elbette önemlidir. Ancak gençlerin hayatını tek bir güne, tek bir puana ya da tek bir başarı ölçüsüne indirgemek; onların üzerindeki baskıyı artırabilmektedir. Bu dönemde gençlerin yalnızca akademik performansına değil, ruhsal iyi oluşuna da aynı hassasiyetle yaklaşabilmek gerekir. Bazen bir çocuğun en çok ihtiyacı olan şey, kendisini sadece başarılı olduğunda değil, her koşulda değerli hissedebildiği bir ortamdır.
Ekleme Tarihi: 05 Haziran 2026 -Cuma
Hanife AYGÜN Klinik Psikolog

LGS ve YKS Sürecinde Artan Kaygı

Yaklaşan LGS ve YKS ile birlikte yalnızca öğrencilerin değil, ailelerin de kaygı düzeylerinin arttığı bir döneme giriyoruz. Bu süreç çoğu zaman ders programları, deneme sınavları ve netler üzerinden değerlendirilse de sınav dönemleri yalnızca akademik bir hazırlık süreci değildir. Aynı zamanda çocukların ve gençlerin duygusal dayanıklılıklarının da yoğun şekilde sınandığı bir dönemdir.

Özellikle son yıllarda başarı kavramının yalnızca sonuç odaklı değerlendirilmesi, öğrenciler üzerindeki baskıyı giderek artırmaktadır. Bir sınavın; kişinin zekâsını, değerini ya da gelecekteki tüm yaşamını belirleyecekmiş gibi sunulması, gençlerin kaygı düzeyini ciddi şekilde etkileyebilmektedir. Oysa sınavlar önemli olsa da insanın tüm potansiyelini ölçebilen süreçler değildir.

Bu dönemde birçok öğrenci yalnızca sınav kaygısıyla değil; aile beklentileri, karşılaştırılma korkusu, başarısız olma endişesi ve yetersizlik hissiyle de mücadele etmektedir. Özellikle sosyal medya üzerinden sürekli başarı hikâyelerine maruz kalmak, öğrencilerin kendi süreçlerini değersiz görmelerine neden olabilmektedir. Herkesin çalışma biçimi, öğrenme süresi ve kapasitesi birbirinden farklıdır. Ancak sınav dönemlerinde gençler çoğu zaman bunu unutup kendilerini yalnızca sonuç üzerinden değerlendirmeye başlayabilmektedir.

Ailelerin yaklaşımı da bu süreçte oldukça belirleyicidir. Sürekli ders hatırlatmak, kıyaslamak, eleştirmek ya da yüksek beklentiyi hissettirmek; öğrencinin motivasyonunu artırmaktan çok kaygısını büyütebilmektedir. Bazı gençler ailelerini hayal kırıklığına uğratmaktan korktuğu için yoğun baskı altında hissedebilmektedir. Bu durum zamanla uyku problemleri, dikkat dağınıklığı, isteksizlik, öfke, ağlama nöbetleri ve tükenmişlik hissiyle kendini gösterebilir.

Sınav döneminde gençlerin en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, yalnızca başarılarının değil; duygularının da görülmesidir. Bazen bir öğrencinin ihtiyacı olan şey uzun nasihatler değil, anlaşılabildiğini hissetmektir. “Elinden geleni yapıyorsun” cümlesi, sürekli performans baskısı yaşayan bir genç için düşündüğümüzden daha kıymetli olabilir.

Bu süreçte öğrencilerin uyku düzenlerini korumaları, kısa molalar vermeleri, fiziksel hareket alanı oluşturmaları ve sosyal izolasyondan tamamen uzaklaşmamaları önemlidir. Günün tamamını yalnızca ders üzerinden planlamak bir süre sonra zihinsel yorgunluğu artırabilmektedir. Aynı şekilde ailelerin de ev içindeki kaygı diline dikkat etmeleri gerekir. Sürekli sınav konuşulan bir ev ortamı, öğrencinin zihinsel yükünü daha da ağırlaştırabilir.

Bir sınav sonucu elbette önemlidir. Ancak gençlerin hayatını tek bir güne, tek bir puana ya da tek bir başarı ölçüsüne indirgemek; onların üzerindeki baskıyı artırabilmektedir. Bu dönemde gençlerin yalnızca akademik performansına değil, ruhsal iyi oluşuna da aynı hassasiyetle yaklaşabilmek gerekir. Bazen bir çocuğun en çok ihtiyacı olan şey, kendisini sadece başarılı olduğunda değil, her koşulda değerli hissedebildiği bir ortamdır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.