Özlem Köşe Yazarı Mustafa ERDEN / SGK Başmüfettişi
Köşe Yazarı
Özlem Köşe Yazarı Mustafa ERDEN / SGK Başmüfettişi
 

EYT NEDENİYLE AKTİF PASİF ORANI DÜŞTÜ

Ülkemiz dışında dünyadaki ülkelerin çoğunda emeklilik yaşı daha önce de 65 iken, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılından itibaren emeklilik yaşı kademeli olarak 65 yaşına yükseltildi.   Ancak bu sırada 4447 sayılı Kanunla getirilen kademeli yaş nedeniyle emeklilik yaşı da yıllar itibarıyla kadınlarda 48 erkeklerde 50 yaşına kadar çıkmış iken son EYT düzenlemesi sonucunda 43 yaşına geriledi.   Bu durum nedeniyle de Aktif-Pasif oranı giderek düşüyor. Sosyal güvenlikle ilgili alınan bu kararların sisteme ve bütçeye olan yükü dışında hakkaniyete de uygunluğu tartışılmaya devam ediyor.    Yaklaşık 10 yıldan fazla süredir EYT tartışmaları yapılıyor ve iktidar da buna sıcak bakmıyordu. Çünkü EYT ile ilgili olarak  4759 sayılı Kanunla 23.05.2002 tarihinden bu yana kademeli olarak düzenlenen şartlardan YAŞ şartı kaldırılınca 43 yaşında 20 yıl kadın 25 yıl erkek sigortalılık süresini dolduranlar emekliliğe hak kazanmış oldular.   Bu konuyla ilgili olarak mağdur olduğunu ileri sürerek büyük bir baskı unsuru oluşturan halkımızın seslerine siyasiler de sessiz kalamadı, muhalefet bu söylemleri artırdıkça iktidar da konuyla ilgili olarak çalışmalar yaptı ve sonunda EYT düzenlemesi ile 2 milyona yakın kişi emekliliğe hak kazanmış oldu.   SSK Genel Müdürlüğünden sonra AK Parti ve MHP milletvekili olarak görev yapan Zekai Özcan, anılarını kaleme aldığı kitapta emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesini eleştirdi. Özcan, dünyada emeklilik yaşı uzatılırken 38/43 yaşında emeklilik yolunun açılmasıyla birkaç yıl içinde 1 emekliye 1.3 çalışan düşeceğini, devletin SGK’ya aktaracağı kaynağın kurumun gelirlerini aşacağını iddia etti.   SGK, 1 emekliye düşen çalışan sayısını gösteren aktif / pasif oranını aktif sigortalılar ve dosya bazında emekli aylığı alan kişi sayısına göre hesaplıyor. Buna göre, 2009 yılında 1.78 olan aktif / pasif oranı (1 emekliye karşılık çalışan sayısı),2017 yılında 1.95’e yükseldi. Sonrasında 2018’de 1.86’ya, 2019’da da 1.80’e düşen bu oran 2020 yılında 1.87’ye yükselmişti.    Esas itibarıyla 38 yaşında emeklilik nedeniyle getirilen kademeli yaş düzenlemesi sosyal güvenlik sisteminin açığını engellemek amacıyla yapılmıştı. Ancak o tarihlerde bu hakkın sigortalılara verilmiş olması nedeniyle de sürekli hak kaybı ve mağduriyet dile getirildi. Bu düzenleme ise rahmetli Demirel hükümeti döneminde yapılmış idi.    2008 yılında sistemin açıklarının azaltılması amacıyla reform yapıldı. Ancak geçmişte verilen haklar nedeniyle sistemin açıkları azaltılmış olsa da pek mümkün olamadı, buna ilaveten EYT ile sistemin yükü daha da artmış oldu.   Konuyla ilgili olarak Zekai Özcan, hesabına göre EYT kapsamında 5.3 milyon kişi olduğunu, 2023 yılında emekli olacak 2 milyon 250 bin kişiyle birlikte SGK’ya aktarılan bütçe transferlerinin GSYH’ya oranının yüzde 3.1’den yüzde 5’e; birkaç yıl içinde 5.3 milyon EYT’linin emekli olmasıyla da GSYH’nın yüzde 7.5’ine yükseleceğini iddia etti.   Ancak 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun ile sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi planlanmıştır. Bu sebeple bu hükümet döneminde sistemin açıklarının revize edilmesi yanında sağlık alanında da önemli atılımlar yapıldığı bir gerçektir.   Daha önceki yapılan düzenlemelerin sosyal güvenlik sistemini zora soktuğu ve bütçeden aldığı payı artırdığı da dikkate alındığında emeklilik sisteminde yapılacak her bir hamlenin etkilerinin yıllar sonrasını etkilediği de unutulmamalıdır.
Ekleme Tarihi: 02 Haziran 2023 - Cuma
Özlem Köşe Yazarı Mustafa ERDEN / SGK Başmüfettişi

EYT NEDENİYLE AKTİF PASİF ORANI DÜŞTÜ

Ülkemiz dışında dünyadaki ülkelerin çoğunda emeklilik yaşı daha önce de 65 iken, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılından itibaren emeklilik yaşı kademeli olarak 65 yaşına yükseltildi.

 

Ancak bu sırada 4447 sayılı Kanunla getirilen kademeli yaş nedeniyle emeklilik yaşı da yıllar itibarıyla kadınlarda 48 erkeklerde 50 yaşına kadar çıkmış iken son EYT düzenlemesi sonucunda 43 yaşına geriledi.

 

Bu durum nedeniyle de Aktif-Pasif oranı giderek düşüyor. Sosyal güvenlikle ilgili alınan bu kararların sisteme ve bütçeye olan yükü dışında hakkaniyete de uygunluğu tartışılmaya devam ediyor. 

 

Yaklaşık 10 yıldan fazla süredir EYT tartışmaları yapılıyor ve iktidar da buna sıcak bakmıyordu. Çünkü EYT ile ilgili olarak  4759 sayılı Kanunla 23.05.2002 tarihinden bu yana kademeli olarak düzenlenen şartlardan YAŞ şartı kaldırılınca 43 yaşında 20 yıl kadın 25 yıl erkek sigortalılık süresini dolduranlar emekliliğe hak kazanmış oldular.

 

Bu konuyla ilgili olarak mağdur olduğunu ileri sürerek büyük bir baskı unsuru oluşturan halkımızın seslerine siyasiler de sessiz kalamadı, muhalefet bu söylemleri artırdıkça iktidar da konuyla ilgili olarak çalışmalar yaptı ve sonunda EYT düzenlemesi ile 2 milyona yakın kişi emekliliğe hak kazanmış oldu.

 

SSK Genel Müdürlüğünden sonra AK Parti ve MHP milletvekili olarak görev yapan Zekai Özcan, anılarını kaleme aldığı kitapta emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesini eleştirdi. Özcan, dünyada emeklilik yaşı uzatılırken 38/43 yaşında emeklilik yolunun açılmasıyla birkaç yıl içinde 1 emekliye 1.3 çalışan düşeceğini, devletin SGK’ya aktaracağı kaynağın kurumun gelirlerini aşacağını iddia etti.

 

SGK, 1 emekliye düşen çalışan sayısını gösteren aktif / pasif oranını aktif sigortalılar ve dosya bazında emekli aylığı alan kişi sayısına göre hesaplıyor. Buna göre, 2009 yılında 1.78 olan aktif / pasif oranı (1 emekliye karşılık çalışan sayısı),2017 yılında 1.95’e yükseldi. Sonrasında 2018’de 1.86’ya, 2019’da da 1.80’e düşen bu oran 2020 yılında 1.87’ye yükselmişti. 

 

Esas itibarıyla 38 yaşında emeklilik nedeniyle getirilen kademeli yaş düzenlemesi sosyal güvenlik sisteminin açığını engellemek amacıyla yapılmıştı. Ancak o tarihlerde bu hakkın sigortalılara verilmiş olması nedeniyle de sürekli hak kaybı ve mağduriyet dile getirildi. Bu düzenleme ise rahmetli Demirel hükümeti döneminde yapılmış idi. 

 

2008 yılında sistemin açıklarının azaltılması amacıyla reform yapıldı. Ancak geçmişte verilen haklar nedeniyle sistemin açıkları azaltılmış olsa da pek mümkün olamadı, buna ilaveten EYT ile sistemin yükü daha da artmış oldu.

 

Konuyla ilgili olarak Zekai Özcan, hesabına göre EYT kapsamında 5.3 milyon kişi olduğunu, 2023 yılında emekli olacak 2 milyon 250 bin kişiyle birlikte SGK’ya aktarılan bütçe transferlerinin GSYH’ya oranının yüzde 3.1’den yüzde 5’e; birkaç yıl içinde 5.3 milyon EYT’linin emekli olmasıyla da GSYH’nın yüzde 7.5’ine yükseleceğini iddia etti.

 

Ancak 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun ile sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi planlanmıştır. Bu sebeple bu hükümet döneminde sistemin açıklarının revize edilmesi yanında sağlık alanında da önemli atılımlar yapıldığı bir gerçektir.

 

Daha önceki yapılan düzenlemelerin sosyal güvenlik sistemini zora soktuğu ve bütçeden aldığı payı artırdığı da dikkate alındığında emeklilik sisteminde yapılacak her bir hamlenin etkilerinin yıllar sonrasını etkilediği de unutulmamalıdır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.