Yakup CEYLAN
Köşe Yazarı
Yakup CEYLAN
 

28 ŞUBAT DARBE MİDİR?

28 Şubat 1997 hükümette doğru yol partisi ile refah partisi koalisyonu vardı. Başbakan Necmettin Erbakan, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, İçişleri Bakanı Meral Akşener idi.   Atatürk’e, Laikliğe, Cumhuriyete karşı Refah Partili milletvekilleri ve teşkilatları hakaret ve şeriat eylemleri yapıyorlardı. Askerin de Cumhuriyeti koruma görevi vardı.   Erbakan’ın Libya ziyaretinde Kaddafi’nin Türkiye Cumhuriyeti’ni suçlayıcı sözlerine cevap vermeyişi, 6 Ekim 1996’da Ankara Kocatepe Camisi’nde “Şeriat isteriz” gösterisi, 10 Kasım 1996’da Kayseri’nin Refah Partili Belediye Başkanı Şükrü Karatepe’nin konuşması, İstanbul Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Nabi Koçak’ın Tugay komutanı Doğu Silahçıoğlu hakkında suç duyurusunda bulunması, 1997’de Refah Partili Rize Milletvekili Şevki Yılmaz’ın konuşmaları, Hasan Hüseyin Ceylan’ın konuşmaları, Erbakan’ın 11 Ocak 1997’de başbakanlık konutunda tarikat liderlerine ve şeyhlerine iftar yemeği vermesi, 31 Ocak 1997’de Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız’ın “Kudüs gecesi” düzenlemesi bu gecede İran Büyükelçisinin hakaret sözleri ve cemaat liderlerinin (Hamas ve Hizbullah) fotoğraflarının asılması, 23 Şubat 1997’de Fatih Camisi’ndeki yeşil bayraklarla “Şeriat isteriz, yaşasın Hizbullah” sloganları, Sivas katliamı, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Turan Dursun, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu gibi laiklik savunucularının öldürülüşü Cumhuriyetimize karşı yapılan darbe değil mi? 28 Şubat 1997 kararlarının alınması darbe midir?    Bu kararlardan bazı maddeler şunlardı;   1.madde; Anayasamızda Cumhuriyetin temel nitelikleri arasında yer alan ve yine anayasanın 4 maddesi ile teminat altına alınan laiklik ilkesi büyük bir titizlik ve hassasiyetle korunmalı, bunun korunması için mevcut yasalar hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulanmalı, mevcut uygulamada yetersiz görülüyorsa yeni düzenlemeler yapılmalıdır.   3.madde a) bendi; 8 yıllık kesintisiz eğitim, tüm yurtta uygulanmaya koyulmalı.   4.madde; Cumhuriyet rejimine ve Atatürk ilke ve inkılaplarına sadık, Aydın din adamları yetiştirmekle yükümlü milli eğitim kuruluşları Tevhidi Tedrisat Kanununun özüne uygun ihtiyaç düzeyinde tutulmalıdır.   5.madde; dini tesisler belli çevrelere mesaj vermek amacıyla siyasi istismar konusu yapılmamalı.   8.madde; irticai faaliyetleri, disiplinsizlik veya yasa dışı örgütlerle TSK’dan ilişkileri kesilen personel kamu kurum ve kuruluşlarında görev verilmemeli.   13.madde; kıyafetle ilgili kanuna aykırı çağ dışı görünümlere taviz verilmemeli.   17.madde; ülke sorunlarının çözümü “Millet kavramı yerine Ümmet kavramı” amaçlayan girişimler yasal ve idari yollardan önlenmeli.   18.madde; büyük kurtarıcı Atatürk’e karşı yapılan saygısızlıklar ve Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkındaki 5816 sayılı kanunun istismar edilmesi önlenmeli.   Bu kararların altına tüm yetkililer imza atmış uygulanması için hükümete ve yetkililere yazılı olarak iletilmiştir. Genelkurmay başkanının talimatıyla “Özel yönerge” ile 4 Şubat 1997’de Sincan’da önceden belirlenen güzergahtan tankları “Harekata hazırlık denetlemesi” için yürümesi 28 Şubat Darbesi midir? Sorusuna Orgeneral Kıvrıkoğlu’nun “Hayır ben bir irticai faaliyetlere tepki olarak görüyorum” demesi.   Bugünlerde bu alınan kararlarla ilgili paşaların cezaevine atılmaları siz okuyucularımızın takdirlerine sunulur. Kumpas mı? Darbecilerle mücadele mi? Cumhuriyet rejimini korumak mı? Nedir?   “Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir” Hz Mevlana.
Ekleme Tarihi: 24 Şubat 2023 - Cuma
Yakup CEYLAN

28 ŞUBAT DARBE MİDİR?

28 Şubat 1997 hükümette doğru yol partisi ile refah partisi koalisyonu vardı. Başbakan Necmettin Erbakan, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, İçişleri Bakanı Meral Akşener idi.

 

Atatürk’e, Laikliğe, Cumhuriyete karşı Refah Partili milletvekilleri ve teşkilatları hakaret ve şeriat eylemleri yapıyorlardı. Askerin de Cumhuriyeti koruma görevi vardı.

 

Erbakan’ın Libya ziyaretinde Kaddafi’nin Türkiye Cumhuriyeti’ni suçlayıcı sözlerine cevap vermeyişi, 6 Ekim 1996’da Ankara Kocatepe Camisi’nde “Şeriat isteriz” gösterisi, 10 Kasım 1996’da Kayseri’nin Refah Partili Belediye Başkanı Şükrü Karatepe’nin konuşması, İstanbul Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Nabi Koçak’ın Tugay komutanı Doğu Silahçıoğlu hakkında suç duyurusunda bulunması, 1997’de Refah Partili Rize Milletvekili Şevki Yılmaz’ın konuşmaları, Hasan Hüseyin Ceylan’ın konuşmaları, Erbakan’ın 11 Ocak 1997’de başbakanlık konutunda tarikat liderlerine ve şeyhlerine iftar yemeği vermesi, 31 Ocak 1997’de Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız’ın “Kudüs gecesi” düzenlemesi bu gecede İran Büyükelçisinin hakaret sözleri ve cemaat liderlerinin (Hamas ve Hizbullah) fotoğraflarının asılması, 23 Şubat 1997’de Fatih Camisi’ndeki yeşil bayraklarla “Şeriat isteriz, yaşasın Hizbullah” sloganları, Sivas katliamı, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Turan Dursun, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu gibi laiklik savunucularının öldürülüşü Cumhuriyetimize karşı yapılan darbe değil mi? 28 Şubat 1997 kararlarının alınması darbe midir? 

 

Bu kararlardan bazı maddeler şunlardı;

 

1.madde; Anayasamızda Cumhuriyetin temel nitelikleri arasında yer alan ve yine anayasanın 4 maddesi ile teminat altına alınan laiklik ilkesi büyük bir titizlik ve hassasiyetle korunmalı, bunun korunması için mevcut yasalar hiçbir ayrım gözetmeksizin uygulanmalı, mevcut uygulamada yetersiz görülüyorsa yeni düzenlemeler yapılmalıdır.

 

3.madde a) bendi; 8 yıllık kesintisiz eğitim, tüm yurtta uygulanmaya koyulmalı.

 

4.madde; Cumhuriyet rejimine ve Atatürk ilke ve inkılaplarına sadık, Aydın din adamları yetiştirmekle yükümlü milli eğitim kuruluşları Tevhidi Tedrisat Kanununun özüne uygun ihtiyaç düzeyinde tutulmalıdır.

 

5.madde; dini tesisler belli çevrelere mesaj vermek amacıyla siyasi istismar konusu yapılmamalı.

 

8.madde; irticai faaliyetleri, disiplinsizlik veya yasa dışı örgütlerle TSK’dan ilişkileri kesilen personel kamu kurum ve kuruluşlarında görev verilmemeli.

 

13.madde; kıyafetle ilgili kanuna aykırı çağ dışı görünümlere taviz verilmemeli.

 

17.madde; ülke sorunlarının çözümü “Millet kavramı yerine Ümmet kavramı” amaçlayan girişimler yasal ve idari yollardan önlenmeli.

 

18.madde; büyük kurtarıcı Atatürk’e karşı yapılan saygısızlıklar ve Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkındaki 5816 sayılı kanunun istismar edilmesi önlenmeli.

 

Bu kararların altına tüm yetkililer imza atmış uygulanması için hükümete ve yetkililere yazılı olarak iletilmiştir. Genelkurmay başkanının talimatıyla “Özel yönerge” ile 4 Şubat 1997’de Sincan’da önceden belirlenen güzergahtan tankları “Harekata hazırlık denetlemesi” için yürümesi 28 Şubat Darbesi midir? Sorusuna Orgeneral Kıvrıkoğlu’nun “Hayır ben bir irticai faaliyetlere tepki olarak görüyorum” demesi.

 

Bugünlerde bu alınan kararlarla ilgili paşaların cezaevine atılmaları siz okuyucularımızın takdirlerine sunulur. Kumpas mı? Darbecilerle mücadele mi? Cumhuriyet rejimini korumak mı? Nedir?

 

“Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir” Hz Mevlana.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve vezirkopruozlem.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.