Yazı Detayı
10 Nisan 2020 - Cuma 17:30 Bu yazı 3016 kez okundu
 
CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu ile söyleşi
Kadir VERAL
kadirvrl2@gmail.com
 
 

- Sayın vekilim: Öncelikle söyleşi teklifime olumlu cevap verdiğiniz için size teşekkür etmek istiyorum. “CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu’nun ilçemizde yıldızının parladığını ve isminin çok konuşulduğu” nu daha önce gazetemiz genel yayın yönetmeni ve yazarı Hayati Ağca köşesine taşımıştı. Sanırım bu durum size çok daha fazla Vezirköprülü olma sorumluluğu yükleyecektir. Siz de bunun bilinci ile ilçemizin sorunlarının dile getirilmesi ve çözümü konusunda çok daha fazla mesai harcayacağınızı düşünüyorum.


Veral: Sayın vekilim, ilçemiz Adalet ve Kalkınma Partisine en çok oy veren ama en az hizmet alan yerleşim yerlerinden biri. Bu geçmişte ANAP döneminde de buna benzer bir durum vardı. Sağ siyaset için biz çantada ki keklik miyiz?


Hancıoğlu: Siyaset, onu temsil eden kurumsal yapılar olan partiler için bir yaklaşım tarzıdır ve partilerin siyasal yelpazedeki konumunu da işte bu yaklaşımlar belirler. Sorunuzda örneğini verdiğiniz partiler, yani geçmişte ANAP bugün AK Parti, kamu kaynaklarını sosyal adaleti sağlama, dar gelirli yurttaşlarımızın yaşam standartlarını yükseltme amacıyla kullanmak yerine, milletimize ait kaynakları küçük bir azınlığın rantı için kullanmış, onların refah ve mutluluğu için milletimizin büyük bir kısmını kamu hizmetinden yoksun bırakmıştır. Bir öz eleştiri yapmak gerekirse, söz konusu süreçte biz parti olarak bunu Vezirköprü halkına yeterince güçlü anlatamamışız. Fakat şimdi bu durum hızla değişiyor. Çünkü sorunlar çığ gibi büyüyor ve artık iktidar bu sorunları çözemez ya da öteleyemez haldedir. Vezirköprü ilçemizde yaşayan vatandaşlarımızın, sağ siyasi anlayış için “çantada keklik” konumundaki insanlar olarak tanımlanmasını doğru bulmuyorum. 


Veral: Büyükşehir Belediyesi kanununa nasıl bakıyorsunuz? Vezirköprü bu konuda hak ettiği hizmeti alabiliyor mu? Siz iktidar olduğunuz da ne değişecek?


Hancıoğlu: İktidar, elinde tuttuğu gücü ve yetkisini her zaman bir ‘rant’a tahvil etmeye çalışıyor. İşte sizin işaret ettiğiniz yasa da ‘siyasi rant’ elde etme amacıyla çıkartılmış bir yasadır. 2012 yılı sonunda çıkartılan bu yasayla, büyükşehir belediyelerinin sınırları, il mülki sınırları olarak değiştirildi ve Vezirköprü ilçemiz gibi Türkiye’nin birçok yerleşim birimi yerel yönetim anlamında büyükşehir belediyelerinin hizmet ağına bağlandı. Gözünüzde Samsun haritasını canlandırın. Bir tarafta, Terme ilçemizin Ordu sınırındaki Dumantepe Mahallesi, diğer tarafta Vezirköprü ilçemizin Osmancık sınırındaki Tahtaköprü Mahallesi. Yaklaşık 200 kilometre mesafede iki mahalle. Büyükşehir belediyesi, bu kadar geniş bir coğrafyaya hizmet sunmak zorunda bırakıldı. Bu nasıl mümkün olabilir? Bu öngörüsüzlük, küçük siyasi hesaplar üzerinden inşa edilen politikaların faturasını Tahtaköprü’deki hemşerimiz neden ödesin? Bütünşehir yasası, işte bu sorunlarımızı daha da kronikleştirdi.  Bu nedenle öncelikle ilgili mevzuatı, küçük siyasi hesaplardan arındırmamız gerekiyor. Biz parti olarak ilgili mevzuatın, yerel yönetimlerin ekonomik gücünü artıracak, vatandaşa daha nitelikli hizmet ulaştırmasını sağlayacak bir şekilde tepeden tırnağa değiştirilmesi için çağrımızı yaptık.


Veral: Sizce ilçemizin en önemli sorunu hangileridir? Çözümü konusunda düşünceleriniz nelerdir?


Hancıoğlu: Vezirköprü ilçemizin öncelikli sorunlarıyla, ülkemizin öncelikli sorunları temelde aynıdır. Ekonomik kaygılar, geçim zorluğu, istihdam alanında yaşanan sorunlar, bugün diğer bütün sorunların tetikleyicisi konumundadır. Ekonomi alanında merkezi düzeyde uygulanan yanlış politikaların, Vezirköprü gibi ilçelerimizde daha ağır tahribatlar yarattığı gerçeğini asla göz ardı edemeyiz. Bugün Vezirköprülü vatandaşlarımız kamusal hizmetlerden yeterince faydalanamıyorsa, devlet hastanesi inşaatı bitirilemiyorsa, Milli Takımlar Kamp inşaatı çürümeye terk edilmişse, istihdam ve katma değer yaratacak yatırımlar hızla yok oluyorsa, bunun asıl sebebi uygulanmakta olan yanlış ekonomi ve yatırım politikalarıdır. Ekonomi politikalarımızı, vatandaşlarımızın temel ihtiyaç ve beklentilerine cevap verecek bir şekilde revize etmek, üreten ve ürettiğini hakça bölüşen bir düzeni oluşturmak mecburiyetindeyiz. 

 

Veral: İlçemizin gelişimi konusunda önemli bir faktör de bağlantı yollarının azlığıdır. Örneğin; Merzifon ve Bafra ya açılacak bağlantı yolları, kunduz yolunun yapımı, ilçe ekonomisine ciddi katkı getirecektir. Bu konu da sizler neler yapabilirsiniz?

 

Hancıoğlu: Vezirköprü ilçemizin en temel sorunlarından biri ulaşım. Havza-Vezirköprü bölünmüş yol çalışmasının bir an önce tamamlanması ve sizin de işaret ettiğiniz Merzifon ve Bafra bağlantı yollarının hayata geçirilebilmesi Vezirköprü ilçemizin gelişimine büyük katkı sağlayacak. İlgili bakan ve bürokratlara yasama çalışmalarımız sırasında, bu konudaki çalışmaların daha fazla ötelenmemesi, bir an önce hayata geçirilmesi konusunda sürekli çağrılarımızı yapıyoruz. Fakat, ilçemizin sivil toplum dinamiklerinin de bu baskıyı oluşturması gerekiyor.  Ticaret ve sanayi odamız, ziraat odamız, esnaf odalarımız, muhtarlarımız bu konuda daha etkin bir duruş sergilemelidir. Partim de ben de bütün gücümüzle bu mücadeleye katkı sunarız. Çünkü bunun sonunda kazanan Vezirköprü olur, Samsun olur…

 

Veral: İlçemizin kenevir üretim merkezi olması yönünde ki beklentiler sanırım sadece beklenti olarak kalacak. Kenevir konusun da gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Hancıoğlu: Vezirköprü ilçemizin, Türkiye’nin kenevir üretiminin merkezi olarak belirlenmesi ne kadar yerinde bir kararsa; bu yönde atılması gereken adımların atılmaması, gerekli altyapı çalışmalarının geciktirilmesi de o kadar yanlıştır. Kenevir üretimi, sadece ekim alanı belirlemeyle sınırlı bir iş değildir. Tohum ve ürün depolama, lojistik, işleme, pazarlama… Bunların hepsi birer stratejik planlama gerektiren süreçlerdir ve bu süreçlerin tamamı şu an belirsizdir. Bu belirsizliğin de giderilmesi şarttır. Fakat ne iktidar ne de yerel bürokrasi bu konuda kararlı bir duruş, planlı bir çalışma ne yazık ki göremiyoruz şu an için…

 

Veral: Ulaştırma ve Altyapı Bakanı M.Cahit TURHAN görevden alındı. Bakan, Havza Vezirköprü bölünmüş yolunun yapımı için söz vermişti! Yaşanan bu ayrılık  süreci etkiler mi? Bu konunun takipçisi olacak mısınız?

 

Hancıoğlu: Bakan Turhan, bu sözü kendi adına değil, sorumlu olduğu bakanlık adına verdi. Başında kim olursa olsun, bakanlık bu sözün gereğini yapmak zorunda. Çünkü, devlette devamlılık esastır! Ve tabii ki şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da bu konunun takipçisi olacağız.

 

Veral: Vezirköprü, gurbetçi diye tarif ettiğimiz il dışında çalışanı çok olan bir ilçe, şu sıra dönüşler de hızlandı, bir de umreden dönen insanlarımız var. Üstelik Ovacık mahallesinde iki vatandaşımız da corona virüs vakası görüldü. Ve iki hastadan biri hayatını kaybetti. Yetersiz önlemlerin yanı sıra, yapılan açıklamalar da çok tatmin edici olmadı. Üstelik kafa karışıklığına sebep oldu. İnsanları doğru bilgilendirmek, sürecin sağlıklı yürütülmesine olumlu yansımaz mı? Siz konuyu takip edebildiniz mi?

 

Hancıoğlu: Ben aynı zamanda Meclis’te Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyesiyim. Ocak ayından bu yana, gündemimizdeki konulardan biri de COVİD-19 pandemisiydi. Şubat ayının sonunda, yani ülkemizde ilk resmi vaka açıklanmadan yaklaşık iki hafta önce komisyonumuzu olağanüstü gündemle toplantıya çağırdık ve bu konudaki hazırlıklarla ilgili bilgilendirme istedik. Fakat, bizim bu talebimiz AK Partili komisyon başkanı tarafından “bu konunun bir aciliyeti yok” mealinde bir gerekçeyle reddedildi. Sonra ilk vaka açıklanmadan bir gün önce, apar-topar komisyonu topladılar ve sayın bakan orada bilgi verdi. Sonra da malum gelişmeler yaşandı. Bu süreci şunun için anlattım; Meclis, milletin iradesini temsil eden en yüce makam. Bizler orada sadece partimizi değil, Salıpazarı’nın Avut mahallesindeki hemşehrimizi de Vezirköprü ilçemizin Ovacık Mahallesi’de yaşayan vatandaşımızı da temsil ediyoruz. Biz bu bilgilere, zamanında ve sağlıklı ulaşabilseydik, hazırlıkları daha etkin bir biçimde sorgulayabilseydik, belki de bugün taksit-taksit uygulanan tedbir ve çalışmalar günler öncesinden hayata geçirilebilirdi. Örneğin, Umre’den yada Avrupa’dan gelen vatandaşlarımızı izolasyonu konusunda daha güçlü bir kamuoyu oluşur, duyarlılık çok önceden en üst düzeye çıkardı.

 

Veral: Yaşanan Corona salgını sonrası dünya ve ülkemiz bu durumdan nasıl etkilenecek? Artık kapitalist sistem yolun sonuna mı geldi? Partinizin bundan sonra ki yol haritası nasıl şekillenir. Artık insan, doğa, çevre odaklı politikalar daha mı çok kabul görecek?

 

Hancıoğlu: Salgının, dünyayı ve ülkemizi her alanda derinden etkileyeceği, ağır hasarlar bırakacağı konusunda hepimiz hem fikiriz. Fakat, biz güçlü bir milletiz ve bu sorunun üstesinden geleceğimizden de hiçbir endişem yok. Bugün odaklandığımız tek şey, bu salgından bir an önce kurtulmak ve bu süreci en az can kaybı ve sosyo-ekonomik hasarla atlatmaktır. Yaşadığımız bu süreç, halk sağlığının, sağlık hizmetlerinde kamu gücünün korunmasının, sosyal devletin her zaman güçlü bir şekilde var olması gerektiğinin ne kadar büyük önem taşıdığını insanlığa hatırlatmıştır. Bu salgın, paraya ve ranta tapan, sömürü üzerine bir sistem inşa etmeye odaklanmış ve yeryüzünün yeraltı ve yer üstü bütün kaynaklarını tüketmeyi kendisine temel felsefe edinmiş olan ve en vahşi dönemini yaşayan kapitalist sistemi, hemen yarın yerle bir etmese de büyük bir sorgulama başlamıştır. Partimizin de savunduğu temel politikalar olan insan odaklı, kamusal faydayı önceleyen, toplumsal dayanışmayı esas alan, doğayı korumayı koruyan siyasal yaklaşımların güçleneceği bir sürece girdiğimizi düşünüyorum.

 

Veral: Güçlü Sosyal Devlet’e doğru evirilen siyasette Aile sigortası tam da bu günler için mi düşünüldü? Amaçlanan neydi?

 

Hancıoğlu: Kesinlikle… Böylesi krizleri, ancak güçlü sosyal devletlerle yenebilirsiniz. Güçlü sosyal devlet, milletin alınteriyle yarattığı bütün imkan ve kaynakları halkının tüm kesimleri için adil bir şekilde kullanabilen devlettir. Eğer Aile Sigortası bugün uygulanmış olsaydı, gelir düzeyi, kanunla belirlenecek yoksulluk eşiğinin altında kalan ailenin her ferdine, aylık asgari sosyal destek sağlanmış olacaktı. Aile Sigortası kapsamına alınan tüm yurttaşlar, genel sağlık sigortalı sayılacak ve ücret ödemeksizin diledikleri kamu ve üniversite hastanelerinde tedavi olabileceklerdi.

 

Veral: Karadeniz’in birçok yerin de olduğu gibi ilçemizin de Duruçay, Kapaklıeşme, Kunduz bölgesin de ki yayla evleri yerleşim yerlerine dönüştürülüyor. Eğer önlem alınmasa sonuç hiç de iyi olmayacak. Siz ne düşünüyorsunuz?

 

Hancıoğlu: Burada en temel sorun, bu yapılaşma sürecinin doğayı tahrip ederek ilerliyor olması. Bu konuda korumacı bir yaklaşım maalesef sergilenmiyor, bu güzide yerlere rant alanı gözüyle bakılıyor. Trabzon-Çaykara’daki Uzungöl örneği, hepimize ders olmalı. İpin ucu kaçırılınca, kaybettiğimiz doğal ve kültürel zenginliklerimizi bir daha geri getiremeyiz. Zenginliklerimizi koruyarak yolumuza devam etmeye mecburuz.

 

Veral: Sıkı bir Samsunspor taraftarısınız. Hatta adınız deplasman vekili olarak anılıyor. Samsunspor’un bulunduğu yer ve yapısından memnun musunuz? Birde ilçemizin ikinci bir futbol kulübü oldu. Vezirköprü Esnaf Sanayi Spor. Sanırım 12 branşta faaliyetini sürdürüyor. Ne gibi bir desteğiniz olabilir? Kulübü ziyaret etmeyi düşünüyor musunuz?

 

Hancıoğlu: Samsunspor’un benim ve ailemin gönlündeki yeri bambaşkadır… Yasama çalışmalarımız ve siyasi görevlerimiz el verdiği ölçüde eşimle birlikte, iç sahada ve deplasman maçlarında Samsunspor’umuzun yanında olmaya çalışıyorum. Samsunspor’umuz kötü bir dönemi artık geride bıraktı. Şehir kenetlendi ve başarılar arka arkaya geliyor. Kulüp de yaşadığı yapısal dönüşüm ve sonrasında oluşan güçlü yönetim anlayışıyla, çok daha büyük ve gerçekçi hedefleri önüne koydu. Ben Samsunspor’umuzun hızla Süper Lig’e yükseleceğine ve orada da büyük başarılara imza atacağına inanıyorum. Samsunspor’umuz, bütün şehrin spor okulu gibidir. Samsunspor’umuzun Vezirköprü ilçemizdeki veya diğer ilçelerimizdeki spor kulüpleriyle çok daha etkin bir işbirliği mekanizması geliştirmesi ve sporcu yetiştirme ve kurumsal sportif başarının il geneline yayılması en büyük isteğimdir. Salgın tehlikesi ortadan kalkıp, hayatlarımız normale döndüğünde, ilk fırsatta Vezirköprü ilçemizde, hem Vezirköprülülerle bir araya gelmekten hem de Esnaf Sanayispor’umuzu ziyaret etmekten büyük mutluluk duyarım.

 

Veral: Vezirköprü’de CHP çıkan oy sayısı düşük? Sebebi nedir? İlçemiz de partiye gençler neden mesafeli? Partiniz de köylerimizden üye yok denecek kadar az. Hep aynı yüzler, aynı insanlar, parti yönetimin de oligarşik bir yapı mı var? Parti yönetiminin bu konu da daha aktif ve verimli olması için çalışmanız var mı? Gençlere ulaşamayan siyasetin geleceği olabilir mi?

 

Hancıoğlu: Vezirköprü ilçemizde yaşayan yurttaşlarımız, bugün tercihlerini partimizden yana kullanmıyorsa bu durumun sorgulamasını iki yönlü olarak yapmalıyız. Tercihler şu anda bu yöndeyse, demek ki biz bugüne kadar partimizin politikalarını, programını güçlü ve etkili bir şekilde Vezirköprülü vatandaşlarımıza anlatamamışız demektir. Biz bu durumdan gereken dersi çıkartır ve örgütümüz, kadrolarımız ve yol haritamızı bu yönde oluşturarak çalışırız. Partimiz, şu anda içinde bulunduğu kongre sürecinde de işte anlayışla hareket ediyor. Şu anda önümüzdeki hedef de görev de Vezirköprü’müzü halkçı bir iktidarla buluşturmak, Türkiye’yi halkçı iktidarla buluşturmaktır! Yönetimlerde görev alan arkadaşlarımız şu anda işte bu hedefe odaklıdırlar. Görev üstlendikleri ilçelerde yaşanan tüm sorunların takipçisi ve bu sorunların çözümünü sağlayacak politikaların geliştiricisi ve uygulayıcısı olacaklar. Konunun diğer yönü ise yıllardır kamu hizmetlerinden hak ettiği oranda faydalandırılmayan emeği, alınteri günden güne değersizleşen, alım gücü her yıl biraz daha gerileyen Vezirköprülü hemşerilerimizin, bu aşamada yeni bir muhasebe yapmalarının zorunluluğudur. Partimizde bir oligarşik yapı olduğu ve gençlere ulaşamayan bir siyasetimiz olduğu görüşüne ise katılmıyorum.

 

Veral: Yaklaşık on genç arkadaştan size bir soru sorma fırsatları olsa ne sormak isterdiniz? Dedim. Ve onlar da ortaklaşa bir/birkaç soru hazırlamışlar. “Sayın vekilimiz Partinizin kalıplaşmış düşüncelerden ziyade, bizlere yeni şeyler neden söylemezsiniz? Biz sandığınız gibi apolitik değiliz! Ayrıca biz gençler özne olmak istiyoruz. Bizler “ötekilerle” yan yana gelme konusun da daha rahatız. Bunu görün! Bu durum değerlendirilemez mi? Bir de yeni bir kuşak geliyor. Bu kuşak hem sosyal yaşamı hem de ekonomiyi çok etkileyecek olan Alfa kuşağı. Partiniz bunları nasıl kucaklamayı düşünüyor? Parti içerisin de farklı düşüncelerinizi dile getirirken özgürlüğünüzün kısıtlandığını düşünüyor musunuz?” Teşekkürler.

 

Hancıoğlu: Genç arkadaşlarımıza, güzel değerlendirmeleri ve yönelttikleri özgün sorular için çok teşekkür ediyorum. Önce şu noktaya bir açıklık getirelim. Kalıplaşmış düşünceler, bu partinin kapısından içeri giremez. Çünkü partimiz, akla ve bilimin yol göstericiliğine inan insanların, omuz omuza vererek ülkemizi daha güzel yarınlara kavuşması için oluşturdukları bir toplumsal programın savunucusudur. Altı ilkesinden biri İnkîlapçılık yani Devrimcilik olan bir partide, kalıplaşmış düşüncelerin asla yeri yoktur. Milletimizin refah ve mutluluğunu sağlayacak, Cumhuriyetimizin kuruluş ilkeleri doğrultusunda demokrasimizi güçlendirecek, hukuk devleti niteliğini perçinleyecek her fikir, her düşünce partimiz için büyük değer taşır. Cumhuriyet Halk Partisi’nde gençler, öznedir. Partimizin her yönetim kademesinde gençlerimiz için kota uygulanmaktadır. Genç arkadaşlarımız buralarda aldıkları görevlerle, kendi kuşaklarının yaşadığı sorunların çözümü konusunda politika oluşturabilmekte ve partimizi bu politikaları uygulamaya sevk etmektedir.

 

Veral: İlçe ve il başkanlığı seçimlerin de parti üyelerinin iradesi sandığa yansıyor mu? Ben ve birçok üye bu sistemden rahatsızız. Siz ne düşünüyorsunuz?

 

Hancıoğlu: Eğer partimizin kongrelerine, kişiler arasında bir seçim gözüyle bakarsak, kendimizi her zaman “üye iradesinin sandığa yansıması” tartışması içinde buluruz. Ben kongrelerimize, partimizi iktidara taşıyacak çalışmayı ortaya koyacak örgütlerin inşaa edildiği süreç olarak bakıyorum. Partimiz bugün önüne bir hedef koydu. Ülkemizi en kısa zamanda AK Parti iktidarının kötü yönetiminden kurtarmak ve partimizin programını Türkiye’de iktidara taşımak. Şu anda partimizin her kademesinde seçimle göreve gelmiş kim varsa, görevi bellidir. Partimizin programını iktidara taşıyacak çalışmayı yapmak. İki yıl sonra kongrelerimizi tekrar toplayacağız ve kim görevini ne kadar layıkıyla yapmış, hepsinin muhasebesini yapacağız.

 

Veral: Türkiye’de kadın olmak?

 

Hancıoğlu: Bu soruya sayfalar dolusu cevap verebilirim ama bunun üç cümleye şöyle sığdırmak da mümkün: Dünya Ekonomik Forumu, cinsiyet eşitliği konusunda periyodik aralıklarla çalışma yürütüyor. Eğitim, sağlık, ekonomi ve siyaset alanlarında kadının katılımı, hizmetlere erişimi ve karar mekanizmalarında yer alışları irdeliyor. Eşitsizlik, bir çukursa Türkiye kadın-erkek eşitsizliği konusunda bugün o çukurun dibinde. 144 ülke arasında Türkiye 131’inci sırada…

 

Veral:  Neslihan Hancıoğlu ne okur? Ne dinler? Ne Sever? Kendinizi başarılı buluyor musunuz?

 

Hancıoğlu: Kitap okumak, çocukluğumdan beri hayatımım en önemli parçası. Gazete ve süreli yayınları saymazsak biyografi, tarih ve siyasi eserler başta olmak üzere güncel eserleri de özellikle takip ediyor okuyorum. Tür ayrımı yapmaksızın müzik dinlemeyi severim. Ancak şu dönemde sadece seyahatlerim sırasında dinleyebiliyorum. Fırsat buldukça, seyahat etmeyi, yeni yerler yeni kültürlerle tanışmayı ve resim yapmayı seviyorum. Başarı, göreceli bir kavram ve bu konuda kendim için bir değerlendirme yapmam çok sağlıklı olmaz. Fakat şunu söyleyebilirim; hayatımda en fazla özen gösterdiğim şey, görev ve sorumluluklarımı hakkıyla ve kusursuz bir şekilde yerine getirmek. Aile yaşantımda da bu böyledir, mesleki yaşamımda da her zaman buna dikkat ettim ve şimdi de siyasi çalışmalarımı bu anlayışla yürütüyorum. Benim için esas olan, üstlendiğim her görev sorumlulukta bayrağı bir adım ileriye taşımaktır…

 

Veral: 11.4.1956 tarihinde, bundan 64 yıl önce,  CHP Genel sekreteri Kasım Gülek, ütüsüz eski bir pantolon ve yırtık ayakkabılarla halkın karşısına çıktı. Gülek, Başbakan Adnan Menderes’i eleştirdi. “Barajın temelinde çok haram para var. Açılışlara harcanan parayla en az 80 köy ilkokulu yapılırdı” demişti. Bu durumu günümüze uyarlarsak siz ne söylerdiniz? Ne ile örneklendirirdiniz?

 

Hancıoğlu: “İtibardan tasarruf olmaz” diyerek milletin parasıyla yazlık-kışlık ve yüzen saraylar yaptırıp, sonra da Vezirköprülülerin en acil isteği olan devlet hastanesinin inşaatını, yollarını yıllarca bitirmemek…

 

Veral: Ülke ekonomisi zaten çok zor durumda iken, işsizlik, yoksulluk almış başını giderken, şimdi çok daha zor bir döneme girdik. Neler öngörüyorsunuz. Bir de erken secim olur mu?

 

Hancıoğlu: Sohbetimizin en başından beri vurguladığım nokta şudur: Türkiye bugün yönetilemez bir hale gelmiştir ve bunun sebebi de AK Parti iktidarının bugüne kadar uyguladığı yanlış politikalardır. İşsizlik, yoksulluk, tüketilen kamu kaynakları ve bugün hizmet sunulamamasının tek sebebi işte bu politikalardır. Erken veya zamanında, seçim ne zaman yapılırsa yapılsın, Türkiye artık AK Parti’yi sırtında taşıyamayacak durumdadır. Bugün milletimiz, AK Parti’nin ne yapacağına değil, Türkiye’nin sorunlarının nasıl çözüleceğine odaklandı. Partimizin de bugün odaklandığı nokta budur. Ülkemizi bugün boğuştuğumuz bütün sorunlardan kurtaracak programı milletimize anlatmak ve onların büyük desteğiyle hayata geçirmek bugün en temel görevimizdir. Bunu başaracağımıza da eminim.

 

Veral: Sayın vekilim verdiğiniz içten cevaplar için çok teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. Güzel günlerde tüm güzellikleri halkımız ile paylaşmak dileğiyle.

 

 
Etiketler: CHP, Samsun, Milletvekili, Neslihan, Hancıoğlu, ile, söyleşi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Mayıs 2021
Muhtar bile olamaz demeyin!
1080 Okunma.
23 Nisan 2021
Avrupa birincisi olmuşuz!
918 Okunma.
16 Nisan 2021
Milli Eğitim müfredatını belirleyen J.Thomas McCarthy mi?
841 Okunma.
09 Nisan 2021
Türkiye’nin İlk Tescilli Endüstriyel Kenevir Tohumu “Vezir” ve “Narlı” Oldu
1153 Okunma.
02 Nisan 2021
Vezirköprü hâlâ yer arıyor!
1341 Okunma.
26 Mart 2021
Tükenişin manifestosu; vatandaşa çağrı!
1288 Okunma.
19 Mart 2021
Guguk Kuşu
1036 Okunma.
12 Mart 2021
Vezirköprü’de bu gece hava sıcaklığı 34 derece!
1565 Okunma.
05 Mart 2021
Yorgun Demokrat
1192 Okunma.
26 Şubat 2021
TİLKİuaz Medyanın Güzeltepe’deki plazasından yazıyorum
1263 Okunma.
19 Şubat 2021
AKP Ankara İl Kongresi, Antalya’da yapılan Hint düğünleri gibiydi!
961 Okunma.
12 Şubat 2021
Mansur Yavaş yaparsa İ.Sadık Edis de yapar!
1017 Okunma.
05 Şubat 2021
Dik dur eğilme bu millet seninle!
771 Okunma.
29 Ocak 2021
Bu makamlar, bu koltuklar size babanızdan miras kalmadı!
938 Okunma.
22 Ocak 2021
Azem Sözen (Sözenler Semaver) ve Rıfat Ilgaz!
822 Okunma.
15 Ocak 2021
Talep edilmesi halinde mahalleniz tekrar Kırsal Mahalleye dönüşebilecek!
980 Okunma.
01 Ocak 2021
Make-A-Wish Türkiye Ceo’su Füsun Kuran ile söyleşi
838 Okunma.
25 Aralık 2020
Vezirköprü Orman İşletme Müdürlüğünü yürekten kutluyorum
833 Okunma.
18 Aralık 2020
Keşke! Hükümet konağı ve kapalı cezaevini yıkmasaydık
961 Okunma.
11 Aralık 2020
Çocuklara kıymayın efendiler!..
746 Okunma.
13 Kasım 2020
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Basın Sorumlusu Melek Önder ile söyleşi
1343 Okunma.
06 Kasım 2020
Tarıma yapılan son darbe! 2021 Devlet desteği kesiliyor!
703 Okunma.
02 Kasım 2020
Açıklanan 2020 yılı şeker pancarı alım fiyatı tam bir fiyasko!
1084 Okunma.
23 Ekim 2020
Vezirköprü’de Altın madeni arama sahası ihalesini bakın kimler aldı?
1581 Okunma.
16 Ekim 2020
Gübre fiyatlarına gelen zam!
916 Okunma.
09 Ekim 2020
Belediye Başkanı İ.Sadık Edis beyin burnu koku almıyor mu?
1783 Okunma.
02 Ekim 2020
27.Dönem Samsun Milletvekillerimizin en üretkeni Kemal Zeybek olmuş
1115 Okunma.
25 Eylül 2020
Sanayinin musikisi -Sümerbank
791 Okunma.
18 Eylül 2020
Erhan Usta nereye koşuyor?
954 Okunma.
11 Eylül 2020
CHP Samsun (Vezirköprü!) Milletvekili Neslihan Hancıoğlu’nu kutluyorum
1096 Okunma.
04 Eylül 2020
Vezirköprü’de altın madeni arama sahası işletmeye açılacak!
1436 Okunma.
28 Ağustos 2020
Nüfus sayımız düşerken AKP’ye verilen oylar neden artıyor?
862 Okunma.
21 Ağustos 2020
İlçemizde intihar vakaları neden fazla?
1283 Okunma.
24 Temmuz 2020
Vezirköprü Özlem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hayati Ağca ile söyleşi
3038 Okunma.
17 Temmuz 2020
Kod adı Atilla?
922 Okunma.
10 Temmuz 2020
Vezirköprülü akademisyeni kimler, niçin öldürdü?
1624 Okunma.
03 Temmuz 2020
Vatan Hainlerinin Sayısı Yüzelli Kişiyi Geçemez! (Yüzellilikler)
1146 Okunma.
19 Haziran 2020
Rabia Tekince ile söyleşi
1475 Okunma.
12 Haziran 2020
Bir Amerika’n türküsü; Zeytinyağlı yiyemem aman!..
1278 Okunma.
05 Haziran 2020
Ekonomik depresyonun Vezirköprü’ ye etkileri
1056 Okunma.
29 Mayıs 2020
Ekin tarlalarında çürümüş insan cesetleri vardı!
1599 Okunma.
15 Mayıs 2020
Önce İspanyol gribini yendi. Sonra?
1541 Okunma.
03 Nisan 2020
YKS Sınavı ertelenen gençler haykırıyor. Rescue us daddy!!!
1567 Okunma.
27 Mart 2020
Ne çekti bu ülkenin 65 yaş üstü insanları be!
1642 Okunma.
20 Mart 2020
Kuşlara fısıldayan adam Eyüp Gülburun
2030 Okunma.
13 Mart 2020
Ne olacak bu kamyoncu esnafının hali?
1413 Okunma.
06 Mart 2020
Şimdi de Moldova’dan çoban ithal ediyoruz!
1452 Okunma.
29 Şubat 2020
Yaşamı anlamlı kılan nedir?
1441 Okunma.
21 Şubat 2020
Büyükbaş hayvanlara takılacak yeni küpelerin fiyatı 35 dolar
1682 Okunma.
14 Şubat 2020
Bir ışık olmak
1559 Okunma.
07 Şubat 2020
İz bırakarak veda edenlerden Hacı Selahaddin TUNCER
2063 Okunma.
31 Ocak 2020
Depreme Hazırlık
1546 Okunma.
24 Ocak 2020
Mazot, gübre desteği alamayabilirsiniz!
2176 Okunma.
17 Ocak 2020
Ne olacak bu çiftçinin (köylünün) hali?
1869 Okunma.
10 Ocak 2020
Futbol basit bir oyundur!
1805 Okunma.
03 Ocak 2020
Acı Gurbet
1834 Okunma.
27 Aralık 2019
2020 yılı ilçemiz için çok sıkıcı geçecek!
2067 Okunma.
20 Aralık 2019
Eski köye yeni âdet!
2023 Okunma.
13 Aralık 2019
SAAT KULEMİZ
2325 Okunma.
06 Aralık 2019
Kooperatifçiliğin yaratacağı artı değer
2028 Okunma.
Haber Yazılımı