Yazı Detayı
19 Haziran 2020 - Cuma 17:29 Bu yazı 684 kez okundu
 
Rabia Tekince ile söyleşi
Kadir VERAL
kadirvrl2@gmail.com
 
 

-Sayın Tekince, öncelikle söyleşi teklifime olumlu cevap verdiğiniz için size teşekkür etmek istiyorum. Çünkü kırsalda yaşayan ve bu durum da olan birçok ailemiz var.

 

Veral: Özel çocuk olmanın tanımı, kapsamı nedir? Sosyal yetersizlik mi, sosyal zekâ yoksunluğu mu, yoksa onları farklılıkları mı özel yapıyor? Bir de bu erkek hastalığımı?

 

Tekince: Özel gereksinimli çocuk daha doğru bir tanımlama olacaktır. Özel gereksinimli çocuklar; zihinsel ya da bedensel yetersizlik, otizm, down sendromu, işitme ya da görme engeli, üstün zeka,  özel öğrenme güçlüğü(disleksi), konuşma güçlüğü gibi alanlarda farklı gelişim gösteren bireylerdir. Aynı tanıyı almış çocuklar dahi bireysel olarak birbirlerinden farklıdırlar. Belli bir cinsiyete de bağlı değildir. Kızlarda da erkelerde de görülebilir.

 

Veral:  Gebelik dönemi, doğum sonrası anne sütü vb. Bir ön alma durumu söz konusu mu? Ege Özel Çocuklar Vakfı’nı kurmanızda ki amacınız ne oldu?

 

Tekince: Eşler, bir çocuğa sahip olmak istediklerinde onun sağlıklı doğması ve ömrünün kalanını sağlıklı sürdürmesini ister. Fakat bazen bizim planlamamamız dışında durumlarla da karşılaşabiliriz. Ben de kızımdan sonra bir çocuk daha dünyaya getirmek istedim. Tüm kontrollerimde her şey yolundaydı. Bir oğlum oldu fakat ilerleyen dönemlerde oğlum Ege’de farklı bir durum olduğunu fark ettim. Sonrasında tanı kondu ve otizm olduğunu öğrendik. Dolayısıyla hamilelik öncesinde, sırasında ve doğum anında yaşanan sorunlar çocukların özel gereksinimli olmasına neden olabilir. Fakat otizm böyle bir durum değil ve önceden fark edilemiyor. Örneğin bir çocuğun down sendromlu olduğu hamilelik sırasında yapılan tarama testlerinde belirlenebiliyor. Ama otizm, disleksi, üstün zeka vb. önceden bilinemiyor. Oğlum Ege’nin otizmli olduğunu öğrendikten sonra eğitimin çok önemli olduğunu anladım. Çünkü maalesef zor bir süreçten geçerken gerçekten destek alabileceğimiz uzmanlar bulmakta güçlük çektik. Maddi-manevi sömürüldüğüm dönemler çok oldu. Buna bir de toplumun farkındalığının azlığı, okullardan atılma, kabul edilememe eklendi. Yaşadığım zorlukları başka hiçbir anne-baba yaşamsın diye hem Ege Özel Çocuklar Vakfını hem de Işıldayan Özel Çocuklar Özel Eğitim Merkezi’ni kurdum. Özel gereksinimli çocuklarımız en iyi uzmanlarla çalışsın, maddi sorunları olan aileler ücretsiz eğitim alsın, çocuklar iş ve meslek sahibi olsun istedim. Hepsini de başardık.

 

Veral:, Özel Çocuk sahibi olan ailelerin karşılaştığı en temel sorunlar nedir?

 

Tekince: Anlaşılamamak en büyük sorun. Çünkü ülkemizde hala özel çocuklara bulaşıcı bir hastalığı varmış gibi bakılıyor. Sıradan çocukların aileleri, çocuklarımızın kendi çocuklarıyla aynı sınıfta olmasını istemiyor. Eğitimcilerin çoğu çocuklarımızı okullarda birer iş yükü gibi görüyor. Yolda yürürken, alış veriş yaparken özel gereksinimli bir çocuk öfke nöbeti geçirdiğinde insanlar ya da o yerdeki çalışanlar çocuklarımıza nasıl davranacağını bilmiyor. Hastanelerde dahi çocuklarımızın özelliklerini bilmeyen çalışanlar var. Bizler vakıf olarak çok çeşitli çalışmalar ve eğitimlerle bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz. Hatta yeni bir proje hazırladık. İş yerlerine, kafelere, restorantlara bilinçlendirme sunumları yapacağız.

 

Veral: Değişime karşı direnci kırmanın yolu var mı? Otizmin tek çaresi nedir?

 

Tekince: Bakın bambaşka bir dönem yaşıyoruz. Çocuklarımız evlerinde online eğitim alıyorlar. Bunları hiç düşünebilir miydik? Değişime her daim ayak uydurmak gerekir. Çünkü değişimler gelişmemizi sağlayacak. Özel çocuklarımız için de böyle. Yeni gelişmeler özel gereksinimli çocuklarımızı tanıma adına bizlere daha çok fikir veriyor. Çünkü bu işin tek çaresi eğitim. Her canlıyı sevmek ilk koşul. Sevgiyi çeşni olarak ekleyince yemek tadından yenmez. İşte özel gereksinimli çocuklarda da durum bu. Yoğunlaştırılmış eğitime ailenin eğitimi de eklenecek ki uzmanların olmadığı yerde işi aile sürdürebilsin. Bu eğitimi de yönetenler sevgiyle işlerini yapacak. O zaman bağımsız ayakları üzerinde durabilen bireyler yetiştirebiliriz.

 

Veral:  Vakıf olarak bu ailelere ne gibi yardım ya da katkınız olmakta?

 

Tekince: Pandemi sürecinde özel gereksinimli çocukların da okulları ve rehabilitasyon merkezleri zorunlu tatil edildi. Fakat diğer çocuklar onlin eğitim alırken bizim çocuklarımız bu eğitimden mahrum kaldı. Biz öncelikle kendi okulumuzda online eğitime geçtik. Çünkü özel eğitim devamlılığı olan ve kesintisiz sürmesi gereken bir sistem gerektiriyor. Sonrasında baktık ki bizim okulumuz dışında bunu yapan kimse yok. Biz de vakıf olarak bir çağrıda bulunduk. Tüm Türkiye’den gönüllü öğretmenlerin ve eğitim almak isteyen ailelerin bize ulaşmasını istedik. Çok büyük bir ilgi gördü. Sayısız başvuru aldık. Bir platform oluşturduk. Eğitim uzmanlarımızın koordinesiyle yüzün üzerinde öğrenci şu an online eğitim alıyor. Edirne’den bir öğretmen Van’daki bir öğrenciye ulaşıyor. Bu müthiş bir duygu. Gönüllülerimize minnettarız.

Bunun dışında okulumuzda eğitim alan öğrencilerin yüzde25 i burslu. Ücretsiz aile eğitimleri ve bireysel psikolojik destek veriyoruz. Ayrıca Ramazan Bayramı’nda 50 özel gereksinimli öğrenciye baştan aşağıya giydirdik. Kurban Bayramı’nda bu rakamı 100 ün üzerine çıkaracağız. İhtiyaçlı ailelere erzak yardımı yapıyoruz.

 

Veral: Son yirmi yılda özel çocuk sayısı 5 kat artmış. Bu artışın sebebi tabletler, cep telefonları mı? Yoksa Otizm bir kader midir?  Birde bizlere, devlete düşen en temel sorumluluk nedir?

 

Tekince: Elbette ki hayatın doğadan ve dolayısıyla doğaldan uzaklaşması bir etken. Bunu ben değil uzmanlar söylüyor. Teknolojik aletler iletişimizi azalttı. Fakat teknoloji ve bilimdeki gelişmeler önceden bilmediğimiz bir çok hastalığı ya da az bildiğimiz konuların ayrıntılarını öğrenmemizi sağladı. Özel gereksinimli çocukların sayısındaki artışın bir başka nedeni de bu yani tanı kriterlerindeki değişiklikler. Bizlere düşen görev bu bireyleri topluma dâhil etmek, onları ve ailelerini anlayamaya çalışmaktır. İşletmesi olan biri özel bir bireye iş verebilir. İlle de bunun devletin zorunlu tutmasıyla olması gerekmez. Devletimizin de bu çocukların eğitim ve sağlık hizmetlerinde iyileştirmeler yapması gerekmektedir. Örneğin çocuklarımız için alınan sağlık kurulu raporlarını almak, yeni düzenleme yapılmış olmasına rağmen, hem aileleri hem de çocuklarımızı yıpratmaktadır. Randevu almak çok güç. Eğitim alabilecekleri kurum sayısı az. Sadece devlet elinden değil özel olarak yürütülen çalışmalar desteklenmelidir.

 

Veral: Vakfınızın faaliyet alanı sadece Ege bölgesi mi? Vezirköprü’den bir aile sizden destek istemek için arayamaz mı?

 

Tekince: Bizim Vakfımız ve okulumuz İzmir Bornova’da. Fakat az önce bahsetmiştim. Yaptığımız tüm çalışmaları Türkiye’nin tamamını kapsayacak şekilde planlıyoruz.2020 yılında mesafe diye bir bahane sunmak çok da mantıklı olmayacaktır. Aynı durum eğitim vb. desteği almak isteyen biri için de geçerli bir neden değildir. Peygamber Efendimizin sözü var ‘ilim Çin’de bile olsa gidiniz.’ diye. Belki bu ara Çin e gitmek istemeyebiliriz ama bize Türkiye’nin neresinden ulaşmak isterlerse ulaşabilirler.

 

Veral: Özel çocukların karşılaştığı ya da zorlandığı en temel sorun nedir?  Gelişmiş ülkeler de bu durum aynımıdır?

 

Tekince: Nitelikli eğitime ulaşmak ciddi bir sorun. Maalesef uzman olduğunu söyleyen ama olmayan doktorlar, eğitimciler çok sayıda var. Buna bir de maddiyat eklenince iş daha da zorlaşıyor. Çünkü özel gereksinimli çocukların eğitimlerini nitelikli almaları için ailelerin maddi olarak iyi durumda olması gerekiyor. Devletimiz özel gereksinimli bir çocuk ücretsiz eğitim raporu alırsa haftada sadece 2 ders bireysel eğitim almasını sağlayabiliyor. Fakat bu çok yetersiz. Demiştim ya yoğunlaştırılmış eğitim diye. Bazı çocukların hele ki küçük yaştaysa haftada 10-16 saat derse ihtiyaçları var. Aile bunu nasıl karşılasın dar gelirliyse? İşte o zaman biz Ege özel Çocuklar vakfı olarak devreye girip burslu eğitim almalarını sağlıyoruz. Tabi bağışçılarımızın desteğiyle.

 

Veral:  Dokunduğunuz çocuk ya da aile sayısı ne kadar? Vakıf çalışmalarınız istenilen nokta da mısınız?

 

 Tekince: Ulaştığımız aile sayısı tüm ihtiyaçlı ailelere ulaşmadıkça sayı bizim için hep az olacak. Çünkü çok sayıda desteğe, eğitime ihtiyaç duyan çocuk ve aile var. Şu anaokulumuzda ki öğrencilerin yüzde25 i burslu. Ama biliyorsunuz ben, diğer vakıf gönüllülerimiz ve bağışçılarımızın desteği ile bu destekleri verdik. Bundan sonra da devam edeceğiz. Bağışçı sayımız arttıkça ulaştığımız çocuk ve aile sayısı da o kadar artacaktır.

 

Veral: Son olarak eklemek istediğiniz bir konu var mı?

 

Tekince: Kadir Bey, ben özel gereksinimli bir çocuk annesi olarak Ege’ye elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım ve çalışıyorum. Oğlum şu anda yüzde100 burslu okuyor. Bunu kendi başardı. Çok iyi derecede İngilizce konuşuyor, ödülleri var. Bunlar eğitimle ve bizlerin desteği ile oldu. O kadar zor zamanlar yaşadım, o kadar çok ağladım ki hepsine değdi. Oğlumun başarısı ve mutluluğu için çabaladık ve karşılığını aldık. Dilerim oğlum Ege tüm ailelere umut olur. Asla vazgeçmesinler. Bize ulaşsınlar. Ben ve arkadaşlarım elimizden gelen ne varsa yanlarında olmaya hazırız. Duyarlılığınız için ben de size ve Özlem Gazetesi kadrosuna teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.

 

Veral: Başkanım,  konunun çok daha geniş ele alınması gerektiği kaçınılmaz. Ama yinede verdiğiniz içten cevaplar için çok teşekkür ediyor, size hayatınız başarılar diliyor, saygılarımı sunuyorum.

 
Etiketler: Rabia, Tekince, ile, söyleşi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
03 Temmuz 2020
Vatan Hainlerinin Sayısı Yüzelli Kişiyi Geçemez! (Yüzellilikler)
168 Okunma.
12 Haziran 2020
Bir Amerika’n türküsü; Zeytinyağlı yiyemem aman!..
530 Okunma.
05 Haziran 2020
Ekonomik depresyonun Vezirköprü’ ye etkileri
595 Okunma.
29 Mayıs 2020
Ekin tarlalarında çürümüş insan cesetleri vardı!
1044 Okunma.
15 Mayıs 2020
Önce İspanyol gribini yendi. Sonra?
1108 Okunma.
10 Nisan 2020
CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu ile söyleşi
2608 Okunma.
03 Nisan 2020
YKS Sınavı ertelenen gençler haykırıyor. Rescue us daddy!!!
1154 Okunma.
27 Mart 2020
Ne çekti bu ülkenin 65 yaş üstü insanları be!
1301 Okunma.
20 Mart 2020
Kuşlara fısıldayan adam Eyüp Gülburun
1389 Okunma.
13 Mart 2020
Ne olacak bu kamyoncu esnafının hali?
1077 Okunma.
06 Mart 2020
Şimdi de Moldova’dan çoban ithal ediyoruz!
1135 Okunma.
29 Şubat 2020
Yaşamı anlamlı kılan nedir?
1071 Okunma.
21 Şubat 2020
Büyükbaş hayvanlara takılacak yeni küpelerin fiyatı 35 dolar
1306 Okunma.
14 Şubat 2020
Bir ışık olmak
1148 Okunma.
07 Şubat 2020
İz bırakarak veda edenlerden Hacı Selahaddin TUNCER
1552 Okunma.
31 Ocak 2020
Depreme Hazırlık
1208 Okunma.
24 Ocak 2020
Mazot, gübre desteği alamayabilirsiniz!
1667 Okunma.
17 Ocak 2020
Ne olacak bu çiftçinin (köylünün) hali?
1496 Okunma.
10 Ocak 2020
Futbol basit bir oyundur!
1318 Okunma.
03 Ocak 2020
Acı Gurbet
1465 Okunma.
27 Aralık 2019
2020 yılı ilçemiz için çok sıkıcı geçecek!
1671 Okunma.
20 Aralık 2019
Eski köye yeni âdet!
1509 Okunma.
13 Aralık 2019
SAAT KULEMİZ
1843 Okunma.
06 Aralık 2019
Kooperatifçiliğin yaratacağı artı değer
1658 Okunma.
Haber Yazılımı