Yazı Detayı
20 Mart 2020 - Cuma 16:32 Bu yazı 839 kez okundu
 
Kuşlara fısıldayan adam Eyüp Gülburun
Kadir VERAL
kadirvrl2@gmail.com
 
 

Bu gün günlerden 18 Mart salı, yıllardan 2018, adı: SON VEDA. Kime?  Hem ağabeyime, hem Yılmaz Spor Futbol kulübünden takım kaptanıma, hem yaşam koçuma, hem de kurumsal rehberime veda ettiğim gündür. Bugün günlerden acıdır! Bugün günlerden çok erkendir. Aynı zamanda bugün günlerden çok gençtir!  Vazgeçememektir! Unutmamaktır! Bu gün günlerden neşenin, kahkahanın, çocukça dokunuşun uzun bir yolculuğa çıkışıdır. Bugün günlerden, onun anlattığı fıkralarda ki kahramanlara veda günüdür. Artık hiç olmayacak şen kahkahalara son tebessümdür.


Ne çok şeyleri, ne güzel günleri paylaştık, en çocuksu hallerimizi onun yanında yaşadık. Yeri geldi şımardık, yeri geldi sitem ettik.  Ne yaparsak yaptık. Fütursuzluğun, engin hoşgörüde kabul görmesini yaşadık. Sevildiğimizi bilmenin keyfini doya doya çıkardık, bir gün bile hayattan dert yandığını görmedik. Her zaman bir çözümü vardı. En olmayacak şeylerde bile olunabileceğine tanık olduk!
O, yalnızca iki güzel kıza, bir eşe, iki kardeşe veda etmedi. O, bir ilçe insanına, binlerce kardeşe, kanaryalara, bülbüllere, kaldırım serçelerine, bağdaki gülüne, yüzlerce dostuna veda etti. En hüzünlü tebessümüyle.


Bir insanın devletine, millete nasıl hizmet etmek gerektiğini ondan öğrendim.  İlçemizde Özel İdare Müdürü olarak görev yaptığında hep mütevazı bir makam odasını tercih etti. Çünkü onun için esas olan bu ilçe insanın günlünde ki makama layık olmaktı. İstese en güzel makam masası, koltuğu, gösterişli sandalyeleri alabilecek bir kurumun idarecisiydi. Ama o sadece arkasına bir ATATÜRK resmini asarak cevabını verdi. O, gücünü koltuğundan alan değil, koltuğuna güç veren bir idareciydi. Tek lüksü siyah renkli mobbylette ile içtiği Maltepe sigarasıydı.


Biricik kızlarını, kuşlarını, güllerini, bir de Mehmet’lerini çok severdi. İnsandı. Koca yürekli adam. Seni çok özlüyoruz çok. Işıklar içinde uyu. 


Unutulmadı


19 Mart 1965 tarihinde Merzifon’un Çeltek İşletmesi’nde ki grizu patlamasında 69 işçi ölmüş, 50 işçi yaralanmış, 7 işçi ise madenden çıkarılamamıştı.  Yıllar sonra bir gece vardiyasında çalışan bir işçi kömür çıkardığı sırada cesetle karşılaşır. İşçinin tam çürümemiş, yanında bareti, kazma ve küreği olan bu kişi  7 işçiden birisi olduğu düşünülen  Yusuf Arslan  adlı maden işçisidir. Asıl ilginç olan ise bu şahsın oğlu da burada çalışan Bekir Arslan dır. Kendisine neler hissettiği sorulduğunda: “ Babam göçük altında kaldı, kendisine ulaşılamadı, bende burada çalışıp emekli oldum, burada her gün aynı acıyı hissederek çalıştım. Burasını hem iş yerim hem de babamın mezarı olarak gördüm” demiştir. 


Yeni çeltek maden’i sınıf bilincinin öğrenildiği bir okuldu!


55 yıl sonra da olsa buradan onları anmadan geçemedim. Çünkü rahmetli babam da burada ki işletmemede büro görevlisi olarak çalışırken, yakalandığı amansız hastalığa yenik düşerek 10 Kasım 1963 yılında hayata gözlerini yummuştur.   1980 öncesi Yeni Çeltek aynı zaman da sınıf bilincinin öğrenildiği bir okuldu. 1975 yılında yer altı Maden İş’in kurulmasına neden oldu. Bu yeni anlayışla işçiler sadece çalıştıkları 8 saatlik sürede örgütlü olmuyor; bu örgütlülüğü gelmiş oldukları köylere, evlerine ve arkadaşlarına kadar yayıyorlardı.  Meydanda çekilen halayları, kutlanan bir mayıs bayramlarını unutmak ne mümkündür! Yeni Çeltek direnişi ise eşi benzeri olmayan haklı bir üne sahiptir. Ülkenin önemli davalarından Yeni Çeltek davası ve yargılamaları olarak tarih de yerini almıştır. 


 Bir daha iş kazalarının yaşanmadığı, daha güvenli çalışma ortamlarının olduğu, ölümlerin ve acıların olmadığı güzel günlerin özlemiyle.


Kaynak: Milliyet gazete arşivlerinden yararlanılmıştır.

 
Etiketler: Kuşlara, fısıldayan, adam, Eyüp, Gülburun,
Yorumlar
Haber Yazılımı