Yazı Detayı
06 Aralık 2019 - Cuma 18:01 Bu yazı 897 kez okundu
 
Kooperatifçiliğin yaratacağı artı değer
Kadir VERAL
kadirvrl2@gmail.com
 
 

Gelişmiş ülkeler kooperatifçiliğin önemini zamanında kavramış, araç olmaktan çok amaç düzeyine taşımıştır. Toplumun her kesimine hizmet vermekte olan kooperatifler, geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde çok daha yaygın olması gerekmektedir.
Kooperatifçilik; ülke kalkınmasında öncelikli şartlardan biridir. Kooperatifçilik, toplumda karşılığı olan bir örgütlenme modelidir. Çünkü buralar da, eğitim düzeyi düşük, yoksulluk derecesi yüksek, istihdam yetersiz, sağlık sorunları ise son derece yüksektir. Ülkemizin doğal kaynakları zengin olsa da finans kaynakları son derece yetersizdir. Bazen başka ülke fonları ile ayakta kalmaya çalışmaktadır. Bu durum, kırsalda yaşam şartlarının zorlaşması şehirlere göçü artırmış, şehirlerdeki yaşam sorunlu, çarpık ve mutsuz insanların bir arada bulunduğu yaşanmama  alanları olmuştur.


Ülkemizde olduğu gibi İlçemizde de işsizlikle birlikte artan nüfus  her geçen gün hayat şartlarını zorlaştırmakta, şehirlere olan ilgiyi artırmaktadır. Şu anda ekilmeyen  tarım alanları ne kadardır? Yıllara göre değişkenlik  ne durumdadır? Ya hayvancılık? Seksenli  yıllar da ilçemizden Ankara’ya 20-25 ton karkas et gönderilirdi. Köylerimizde ki okullar açık, direklerinde bayrağımız çekiliydi. Taki ki tarım ve hayvancılığının öneminin oradan da kalkmasına kadar devam etti. 2001 krizi ile birlikte uygulamaya konulan “Sosyal Riski Azaltma Projesi” ve  ekilmeyen topraklara verilen teşvikler  insanları üretmekten uzaklaştırarak, tamamen tüketici konumuna  getirmiş, pasifleştirmiş, üreten insanların  elindeki örgütlenme gücünü, yeteneğini yok etmiştir. Bu örnekler önce Brezilya, Arjantin vb. ülkelerde denenmiş, uluslararası sermaye tarafından amacına ulaşmış projelerdir. Bu projeler insanların üretimden çekilmesinin  yanı sıra, toplumsal ahlakın çökmesine ve toplumun kimyasının bozulmasına sebep oluştur. Gelinen nokta bir sonuçtur. Bunun sonuçları her yerde olduğu gibi ilçemizde de derinden hissedilmektedir.


Ülkemizin bazı bölgelerinde denenmekte ve son derece başarılı olduğu gözlenmekte olan Kooperatifçilik, özellikle kadın istihdamında önemli yer tutmakta, ev ekonomisine ciddi katkı sunmakta kalmayıp kadının ailedeki önemini, değerini artırmaktadır. Bunun olumlu sonuçlarını toplum  da uzun vadede de olsa  mutlaka hissedilecektir.  Üretmeyen, örgütsüz toplumlar yok olmaya mahkumdur. Bu durumu  Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN şu sözü son derece güzel özetlemektedir. “Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.” 


İlçemizde de ev hanımlarının farklı sektörlerde kendi imkanları nispetinde ciddi üretim yaptıklarını (dikiş, nakış,  seramik ve cam işleme, el ürünleri tasarımı, takı tasarımı, ev yemekleri ve unlu gıda yapımı, pasta, marmelat, çikolata yapımı ve süslemeciliği gibi) hatta bunları ilçe dışına Samsun’a dahi göndermektedirler. Bu durum kendini ispat etmiş olmakla beraber, örgütlü ve organize bir yapıya dönüşememiştir. Bazı olumlu örnek çalışmalarda gördüğümüz üzere, belediyeler bu alanda rehberlik etmekte, mekan, norm ve pazarlama konusunda desteklemekte, daha sonra kurumsal bir yapı olan “Kadın Kooperatiflerine” dönüştürülmesini sağlamakta ciddi katkı sunmaktadırlar.


Eğer bizim ilçemizde de kadınlarımızın üretime dönük çalışmaları desteklenir, örgütlenir, daha doğrusu Kooperatifleşmeye evrilirse ciddi bir ekonomik yapıya dönüşerek, ilçemiz için bir model, marka oluşturulabilir. Ben inanıyorum ki kadınlarımız biraz desteklenir, biraz cesaretlendirilirlerse son derece başarılı olacaklardır.

 
Etiketler: Kooperatifçiliğin, yaratacağı, artı, değer,
Yorumlar
Haber Yazılımı