Yazı Detayı
13 Kasım 2020 - Cuma 17:06 Bu yazı 776 kez okundu
 
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Basın Sorumlusu Melek Önder ile söyleşi
Kadir VERAL
kadirvrl2@gmail.com
 
 

Sayın Melek hanım, kadınların ölmemesi, öldürülmemesi için gösterdiğiniz çabayı, çalışmaları yakinen takip eden birisi olarak hem faaliyetlerinizi aktarmak hem de ilçemiz insanını sizlerle buluşturmak adına bir söyleşi yapma ihtiyacı duydum. Biliniz ki bizler de sizlerleyiz…

 

Kadir Veral: Sayın Melek hanım, bize platform hakkında bilgi verir misiniz? Nerede ne zaman doğdu? Siz kimsiniz? Kuruluş amacınız nedir?

 

Melek Önder: Münevver Karabulut cinayeti tüm toplumun hafızasındadır. Henüz lise öğrencisi olan Münevver erkek arkadaşı tarafından vahşice öldürülmüş, fail yakalanmamış ve aranıyordu. Cinayeti magazinleştirmek isteyenlere karşı Münevver’in adalet arıyan ailesinin yanında tavır aldık ve Münevver’in katilinin en ağır cezayı alması  için mücadele ettik. Bu süreçte Türkiye’de kadınlar “hangi gerekçelerle öldürülüyor?”kaç kadın öldürülüyor?””kimler tarafından öldürülüyor?””nasıl öldürülüyor? Sorularımız  için resmi devlet kuruluşlarına konu ile ilgili verileri yazılı olarak sorduk. Aldığımız yanıt “devletin böyle bir veri tabanına sahip  olmadığı” yönündeydi. İşte bu süreçte 2010 yılında kadın cinayetlerine son vermek isteyen kadınlar ve öldürülen kadınların aileleri tarafından kuruldu platform. Sorularımızın yanıtlarını tespit edip, kadın cinayetlerini durdurmanın çözüm yollarını üretmek için yola çıktık. 2010 yılından buyana da düzenli olarak Türkiye’de kadın cinayetleri gerçeğini   yerel ve ulusal basından topladığımız kaynaklara dayalı olarark aylık/ yıllık raporlarımızı yayınlıyor çözüm önerilerimizi paylaşıyoruz.

 

Kadir Veral: Ayşe Paşalı, Özgecan Aslan, Emine Bulut, Şule Çet, Ayşe Tuba Aslan...Onlar, kadınların yaşam hakkı mücadelesinin sembolü isimler. Ülkemiz de her gün yeni bir kadın cinayeti işlenerek bu listeye ekleniyorken İstanbul  Sözleşmesi tartışmaya açılmaya çalışılıyor. Neler söylemek istersiniz?

 

Melek Önder: Türkiye’de kadınlar kendi hayatlarına dair kendileri karar vermek istedikleri için en yakınlarında ki erkekler tarafından öldürülüyor. Aralarında sembol  isimler olsa da hepsi kadın mücadelesinin birer kahramanı. Ayşe Paşalı davasında  verilen” ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası” kararı emsal olmuştur. 6284 sayılı kanununun hazırlanıp yürürlüğe girmesinin kahramanıdır Ayşe Paşalı. Özgecan Aslan’ın öldürülmesi  sonrası tüm toplum kadın cinayetlerine karşı ayağa kalkmış “Artık Yeter “diyerek kadın cinayetlerinin önlenmesi için devleti göreve çağırmıştır. Emine Bulut’un “Ölmek İstemiyorum”sözleri tüm kadınların çığlığı olmuştur. Şule Çet davası şüpheli kadın ölümlerinin açığa çıkarılmasında etkin soruşturmaların önemini ortaya koymuştur. Ayşe Tuba Arslan’ın 23 kez suç duyurusunda bulunmuş olmasına  rağmen öldürülmesi 6284 sayılı kanunun etkin uygulanmasının önemi bir kez daha gözler önüne sermiştir.

 

İstanbul Sözleşmesi 2011 yılında imzaya açıldığında ilk imzacı  ülkeTürkiye oldu. 2010 yılından 2019 yılına kadar kadın cinayetleri verilerine baktığımızda sadece tek 1 yılın verilerinde ciddi bir azalma olduğunu  görürüz. İşte o yıl 2011 yılı, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalandığı yıl. Sonra ki yıllar da İstanbul Sözleşmesi etkin uygulanmadığından kadın cinayetlerinde artış devam etti. Sözleşmenin  devlete yüklediği “önleme” “koruma” “etkin kovuşturma” “kadınları güçlendirici politikalar geliştirme” basamaklarını uygulamakla ilgili görev ve sorumluluklarını yerine getirmek gerekirken İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açılması elbette kabul edilemez.  Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde, ortadan kaldırılmasında çok önemli ve kapsamlı bir  sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi şiddetin kökeninin Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği olduğunu, eşitsizliği, ayrımcılığı ortadan kaldırmak için yapılması gerekenleri çok kapsamlı maddelerle açıklar.

 

Kadir Veral: Her il ve ilçede var mısınız?

 

Melek Önder: Aydın, Adana, Alanya, Ankara, Antalya, Balıkesir , Bursa, Çorum, Denizli, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Gebze, Giresun, Isparta, İzmir, Kayseri, Kıbrıs, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Rize, Sakarya, Samsun,Tekirdağ, Yalova, Sivas, Nevşehir, illerinde aktif olup Türkiye’nin tüm illerinde örgütlenme çalışmalarımız devam ediyor.

 

Kadir Veral: Kadınların şiddet karşısında korunması için neler yapılmalı?

 

Melek Önder: “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” sloganı içi boş bir slogan değildir, etkin uygulandığında kadına yönelik şiddetin, kadın cinayetlerinin  önüne geçilecektir. Bu nedenle öncelikle İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanunun etkin uygulanması şarttır. Aynı zamanda;

 

-Cumhurbaşkanı. Bakanlar ve siyasi parti liderlerinin kadına yönelik şiddeti net bir dille kınamaları,

 

-Ceza kanununda caydırıcı cezaların yer alması ve “kadın cinayeti” teriminin yasalaşması,bu saikle işlenen suçlarda indirimlerin sınırlandırılması,

 

-Sadece kadınlar için çalışan bir Kadın Bakanlığı kurulması,

 

-Cinsiyet ve cinsel yönelim eşitliğini esas alan yeni bir anayasa yapılması,

 

-Kadınlar en çok ateşli silahlarla öldürüldüklerinden bireysel silahlanmanın önüne geçilmesi, yasaklanması, gerekmektedir.

 

Kadir Veral: Kadınlar tam olarak ne istiyor?

 

Melek Önder: Türkiye’de kadınlar öncelikle boşanmak istedikleri için, çalışmak istedikleri için, tekliflerini reddettikleri için, kendi hayatlarına dair kararlarını kendileri vermek istedikleri için en yakınlarında ki erkekler tarafından şiddete uğramak, öldürülmek istemiyorlar,eşitlik istiyorlar.

 

Kadir Veral: Kadın meclislerinde her görüşten insanların olduğunu biliyorum. Sorunlara çözüm ararken bu durum proplem olmuyor mu? Her kadın dünyaya aynı pencereden bakabiliyor mu

 

Melek Önder: Kadınların sorunları ortak ise mücadelesi de ortak olmalı. Hangi yaş grubundan hangi sosyal ekonomik sınıftan olursa olsun kadınların problemleri ortaksa mücadeleleri de ortaktır. Evlerinde şiddet gören kadınlardan çalışırken şiddet görenlere, üniversitelerde hakları engellenen kadınlardan hayatında okula bile gidememiş, çocuk yaşta evlendirilmiş kadınlara kadar hepimizi mücadelesi ortak çözümü de ortak.

 

Kadir Veral: Bağış alıyor musunuz? Faaliyetlerinizi nasıl finanse ediyorsunuz?

 

Melek Önder: Bağış ve destekler yoluyla, eylem ve etkinliklerimizi finanse ediyoruz.

 

Kadir Veral: Yaşanan Corona salgını kadını  nasıl etkiledi?

 

Melek Önder: Kadınlar en çok evlerinde şiddete uğruyorlar. Salgın döneminde evde kal çağrıları yapılırken parelel olarak kadına yönelik şiddet te arttı. Kadınların evde ki iş yükü ve bakım hizmetinde artış oldu. Kadınlar boşanma kararı aldıklarında ayrıldıkları erkekler tarafından şiddete uğruyor,öldürülüyor bu nedenle salgın döneminde kararlarını ertelemek zorunda kaldılar. Evde kalınan günlerde yalnız olmadıkları için kendilerini ifade edemediler. Bu nedenle de verİ toplamak zorlaştı.  Korona salgını başladığında Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak bir Acil Önlem Paketi açıkladık. Kadınların evde kal çağrılarının yapıldığı günlerde “Kadınlar İçin Şiddetten Korunma Klavuzu hazırladık ve tüm Türkiye’de duyurulması  yönünde sosyal medya paylaşımları yaptık..

 

Kadir Veral: Toplantılarınız nasıl gerçekleşir? Ne konuşur? Neler yaparsınız?

 

Melek Önder: Her il toplantı kararlarını kendisi alır, toplantılarda kadına yönelik şiddetin önlenmesi ile ilgili yerel ve ülke genelini kapsayan eylem ve etkinlikler planlanır.

 

Kadir Veral: Siz bir feminizm hareketi misiniz?

 

Melek Önder: Evet, feminist bir örgütüz.

 

Kadir Veral: Kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet, cinsel şiddet, işyerinde çalışan kadınların sorunları ve mobbing gibi kadınların karşılaştıkları her türlü soruna karşı nasıl bir mücadele içerisindesiniz? Bu konuıda toplumdan beklentileriniz neler?

 

Melek Önder: Bu ülkede kadınlar “ev işi ile meşgul” diyerek iş gücü bile sayılmıyor. Yemek, temizlik, hasta, yaşlı, çocuk bakımı gibi ev işleri diye tanımlanan işler kadınların omuzlarına yükleniyor, emekleri görünmez kılınıyor, bu da kadınları güçsüz bırakıyor. Hiçe sayılan ev içi emeği gibi çalışma hayatında da emeği sömürülüyor. İşgücü sayılan ve çalışmaya başlayan kadınları güvencesiz esnek çalışma koşulları karşılıyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle esnek çalışma öncelikle kadınlara dayatılıyor. İş yerinde erkek işçilerle aynı işi yapmamıza rağmen cinsiyete dayalı ayrımcılık yapılarak daha düşük ücret veriliyor. İşine son verilen öncelikle kadınlar oluyor. İşyeri kapılarının  önlerinde direnişte, eşit ücret mücadelesinde kadınların yanındayız. İş yerinde tacize, baskıya, mobinge, hak gaspına uğrayan kadınların  yanlarındayız. Bütün işçi kadınları, bütün işçilerle birlikte işsizliğe, sendikasızlığa emeğimizi yok sayılmasına karşı İşçi Kadın Meslisleri’nde birlikte mücadeleye davet ediyoruz.

 

Kadir Veral: Çocuk istismarı, çocuk yaşta yapılan zorla evlendirilmelerin karşısında çocukların özgürce ve gülümseyerek yaşayabilmesi için nasıl bir mücadele içerisindesiniz? Bu konuda ailelere neler söylemek istersiniz? Özlediğiniz toplum nasıl gerçekleşecek?

 

Melek Önder: Çocuk istismarının aklanmasına hiçbir zaman izin vermeyeceğimiz gibi şiddetten veistismardan uzak bir hayat sürmeleri tüm haklarına kavuşmaları için mücadeleye devam edeceğiz. Sosyal devlet olmanın gerekleri yerine y getirilmeli, kadınların ve çocukların gereksinimleri karşılanmalı, yetişkin yada çocuğun kasten evliliğe zorlanmasının mutlaka cezalandırılması için tüm tedbirler alınmalıdır. Çocukların güldüğü ve yaşadığı bir dünyayı mutlaka yaratacağız.

 

Kadir Veral: Kamuoyu oluşturmada yeterince etkin misiniz? Bu konuda duyarlı insanlara neler söylemek istersiniz?

 

Melek Önder: Tüm kadınları özgürlüklerimize ve haklarımıza sahip çıkmak için kadın meclislerinde birlikte mücadeleye davet ediyoruz.

 

Kadir Veral: Size katılmak isteyenlerin nasıl bir yol izlemesi gerekir?

 

Melek Önder: Tüm kadınlar,sosyal medya hesaplarımızda linkini paylaştığımız başvuru formunu doldurarak Kadın Maeclisleri’ne katılabilirler.

 

Kadir Veral: Kadınlara bir renk verilseydi o renk ne olurdu? Neçin?

 

Melek Önder: Polonya’da, Arjantin’de her renkten kadınlar kürtaj hakkı için, İran’da her renkten kadınlar başörtüsü yasağına karşı sokağa çıktı meydanları doldurdu.Türkiye’de her renkten kadınlar çocuk istismarının önünü açan yasa tasarısına karşı TBMM önünde toplandı ve yasanın geri çekilmesini sağladı. Yine Yine bu yıl her renkten kadın İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekilmesi tartışmalarına karşı “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” sloganıyla aylarca eylem ve etkinlikler de buluştu, tartışmaların sona ermesini sağladı. Benzer örnekleri çoğaltabiliriz. Ben de diyorum ki “ tek renk değil, çok renk”

 

Kadir Veral: Görev yaptığınız dönem içerisinde sizin de dikkatinizi çeken en zor ya da er farklı olay  hangisi oldu?

 

Melek Önder: İlkokul öğretmenleri tarafından cinsel istismara uğramış 7 genç kadının 11 yıl sonra öğretmenleri hakkında suç duyurusunda bulunup, bizimde yanlarında yer aldığımız ve sonunda kazandıkları sürdürdükleri adalet mücadelesi.

 

Kadir Veral: Bildiğim kadarıyla sizin bir de komiteleriniz var. Avukatlar komitesi, Veri komitesi gibi. Bunlardan biraz bahsetmenizi istiyorum.

 

Melek Önder: Sosyal Medya Komitesi, İşçi Kadın MeclisleriVeri Komitesi, Çeviri Komitesi, Üniversite Kadın Meclisleri, Basın Komitesi, Grafik Tasarım Komitesi, Dava Takip Komitesi, Başvuru Karşılama komitelerimiz var. Başvuru Karşılama Komitemiz 2020 Ocak ayı itibariyle kurulmuş olup, şiddet nedeniyle bize ulaşan kadınlara hakları hakkında bilgi veriyor, gerekli yönlendirmeleri yapıyor, ihtiyaç halinde hukuki, sosyal medya ve basın desteği vererek süreci başvuranlar ile takip ediyor, aylık başvuru Karşılama Raporu hazırlıyoruz. Türkiye’nin her ilinden kadınlar bize 0212 9124243 no’lu telefon, 05050041198 no’lu Whatsapp hattımızdan ulaşabilirler. Kadınlar asla yalnız yürümeyecek.

 

Kadir Veral: Genç kadınlara yönelik artan şiddet, yurtlardan ve okullardan başlayarak yaşam tarzına müdahale, birde cinsiyetci yaklaşım. Neler söyelemek istersiniz?

 

Melek Önder: Türkiye’de tüm kadınların şiddete uğrama olasılığı çok yüksek, her yaştan, her meslekten, eğitim almış yada almamış kadınlar kendi hayatlarına dair karar vermek istemeleri nedeniyle en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyor. Çağa çok daha çabuk uyum sağlayan, modern haklarına  ve özgürlüklerine sahip çıkan kadınların karşısında  ayrıcalıklarını, imtiyazlarını kaybetmek istemeyen, baskı uygulayarak devamını sağlayabileceklerini düşünen, bir erkeklik var. İçinde bulunduğumuz teknoloji çağında özellikle genç kadınlara  yönelik  dijital şiddete çok büyük artış var. Tüm bu olumsuz durumda artık kadınlar susmuyor, muhteşem bir dayanışma ile kendilerine yönelik fiziksel, psikolojik, ekonomik, dijital gibi her türlü şiddeti ve baskıyı durdurmak için özellikle genç üniversiteli kadınlar en önde mücadele ediyorlar ve çok kararlı olduklarını görüyoruz.

 

Kadir Veral: Size nasıl ulaşılır? Ve size kimler ulaşmalıdır?

 

Melek Önder: Tüm kadınlar bize sosyal medya hesaplarımızda bulunan başvuru formunu doldurarak ulaşabilir, çalışmalarımıza katılabilirler.

 

Kadir Veral: Ezilen, horlanan, şiddete uğrayan tüm kadınlar için bir şarkı çalabilseydik bunun hangi şarkı olmasını isterdiniz?

 

Melek Önder: Elbette Las Tesis. Önce Şili ardından bir çok ülkede kadına yönelik şiddete karşı kadınların performanslı söylediği şarkıydı Las Tesis. Türkiye’nin İstanbul, Ankara , İzmir ve daha birçok ilinde biz de Las Tesis şarkısını Türkçe sözlerle ile gerçekleştirdik. Bir kadın şiddete uğradığında genel olarak dünyanın her yerinde meşrulaştırmak istenircesine saat kaçta, nerede olduğu, ne giydiği sorgulanarak hep kadına suç yüklenmeye çalışılır. Şarkının sözleri  ”suç bende değil ne giydiysem, her nerdeysem suç bende değil, tecavüzcü sensin, öldüren sensin”diye devam ederek  tam da  Türkiye ve dünya kadınlarının gerçeğini anlatmaktadır. Ancak Las Tesis performansı sadece Türkiye’de tepki gördü, polis müdahale etti ve arkadaşlarımız ters kelepçe ile gözaltına alındı, haklarına dava açıldı. Suçlu olan, yargılanması gereken Las Tesis değil İstanbul Sözleşmesini, 6284 sayılı kanunu etkin  uygulamayanlardır.

 

Kadir Veral: Verdiğiniz içten cevaplar için Vezirköprü Özlem Gazetesi ve şahsım adına size çok teşekkür ediyor, sizlerin yanınızda olduğumuzu bilmenizi istiyoruz. Dileğimiz hiç kimsenin ölmemesi, öldürülmemesi, insanca bir yaşam sürmesi. İyi ki varsınız.

 
Etiketler: Kadın, Cinayetlerini, Durduracağız, Platformu, Basın, Sorumlusu, Melek, Önder, ile, söyleşi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Kasım 2020
Tarıma yapılan son darbe! 2021 Devlet desteği kesiliyor!
448 Okunma.
02 Kasım 2020
Açıklanan 2020 yılı şeker pancarı alım fiyatı tam bir fiyasko!
468 Okunma.
23 Ekim 2020
Vezirköprü’de Altın madeni arama sahası ihalesini bakın kimler aldı?
1333 Okunma.
16 Ekim 2020
Gübre fiyatlarına gelen zam!
730 Okunma.
09 Ekim 2020
Belediye Başkanı İ.Sadık Edis beyin burnu koku almıyor mu?
1603 Okunma.
02 Ekim 2020
27.Dönem Samsun Milletvekillerimizin en üretkeni Kemal Zeybek olmuş
860 Okunma.
25 Eylül 2020
Sanayinin musikisi -Sümerbank
623 Okunma.
18 Eylül 2020
Erhan Usta nereye koşuyor?
791 Okunma.
11 Eylül 2020
CHP Samsun (Vezirköprü!) Milletvekili Neslihan Hancıoğlu’nu kutluyorum
949 Okunma.
04 Eylül 2020
Vezirköprü’de altın madeni arama sahası işletmeye açılacak!
1091 Okunma.
28 Ağustos 2020
Nüfus sayımız düşerken AKP’ye verilen oylar neden artıyor?
695 Okunma.
21 Ağustos 2020
İlçemizde intihar vakaları neden fazla?
1130 Okunma.
24 Temmuz 2020
Vezirköprü Özlem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hayati Ağca ile söyleşi
2811 Okunma.
17 Temmuz 2020
Kod adı Atilla?
770 Okunma.
10 Temmuz 2020
Vezirköprülü akademisyeni kimler, niçin öldürdü?
1396 Okunma.
03 Temmuz 2020
Vatan Hainlerinin Sayısı Yüzelli Kişiyi Geçemez! (Yüzellilikler)
985 Okunma.
19 Haziran 2020
Rabia Tekince ile söyleşi
1230 Okunma.
12 Haziran 2020
Bir Amerika’n türküsü; Zeytinyağlı yiyemem aman!..
1007 Okunma.
05 Haziran 2020
Ekonomik depresyonun Vezirköprü’ ye etkileri
907 Okunma.
29 Mayıs 2020
Ekin tarlalarında çürümüş insan cesetleri vardı!
1346 Okunma.
15 Mayıs 2020
Önce İspanyol gribini yendi. Sonra?
1387 Okunma.
10 Nisan 2020
CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu ile söyleşi
2862 Okunma.
03 Nisan 2020
YKS Sınavı ertelenen gençler haykırıyor. Rescue us daddy!!!
1423 Okunma.
27 Mart 2020
Ne çekti bu ülkenin 65 yaş üstü insanları be!
1503 Okunma.
20 Mart 2020
Kuşlara fısıldayan adam Eyüp Gülburun
1817 Okunma.
13 Mart 2020
Ne olacak bu kamyoncu esnafının hali?
1237 Okunma.
06 Mart 2020
Şimdi de Moldova’dan çoban ithal ediyoruz!
1308 Okunma.
29 Şubat 2020
Yaşamı anlamlı kılan nedir?
1221 Okunma.
21 Şubat 2020
Büyükbaş hayvanlara takılacak yeni küpelerin fiyatı 35 dolar
1495 Okunma.
14 Şubat 2020
Bir ışık olmak
1353 Okunma.
07 Şubat 2020
İz bırakarak veda edenlerden Hacı Selahaddin TUNCER
1830 Okunma.
31 Ocak 2020
Depreme Hazırlık
1400 Okunma.
24 Ocak 2020
Mazot, gübre desteği alamayabilirsiniz!
1982 Okunma.
17 Ocak 2020
Ne olacak bu çiftçinin (köylünün) hali?
1692 Okunma.
10 Ocak 2020
Futbol basit bir oyundur!
1586 Okunma.
03 Ocak 2020
Acı Gurbet
1657 Okunma.
27 Aralık 2019
2020 yılı ilçemiz için çok sıkıcı geçecek!
1862 Okunma.
20 Aralık 2019
Eski köye yeni âdet!
1710 Okunma.
13 Aralık 2019
SAAT KULEMİZ
2031 Okunma.
06 Aralık 2019
Kooperatifçiliğin yaratacağı artı değer
1830 Okunma.
Haber Yazılımı